Manisalı olup, çeşitli alanlarda kendini yetiştirmiş yüzlerce binlerce insan var. Bunların bir kısmı yurtdışında, bir bölümü Türkiye’nin çeşitli büyük kentlerinde. Manisa’yı iş ve özel yaşamının merkezi olarak seçmiş, ikamet bellemiş olanlar da yabana atılır sayıda değil. Ama, şurası kesin ki, organize edilmiş aydın hareketleri sınırlı. Çeşitli sivil toplum örgütlerinde çalışan nice değerli insan, siyasi görüşleri, yaşam tarzları, gelir ve harcama profilleri gibi ortak noktalarda buluşabiliyor. Manisa dışında Manisalılık ortak paydasında buluşturabilen organizasyonlar, Manisa’da yaşayıp sadece şehri için bir araya gelenlerden fazla olabilir. Görevi gereği şehirle ilgilenenlerin dışında, hemşerilik, aydın sorumluluğu gibi gönüllülük değerleriyle kentle ilgilenenleri kastediyorum. “Koyunun Olmadığı Yerde, Keçiye Abdurrahman Çelebi” Dememek İçin… yazısına devam et
ugur dundar tarafından yazılmış tüm yazılar
Krizlerde Her Zaman “Anna Karenina İlkesi” Geçerlidir

Geriye dönüp krizlerin nedenlerini ve sonuçlarını düşünürken, Tolstoy’un ünlü romanındaki unutulmaz başlangıç cümlesi aklıma geldi: “Bütün mutlu aileler birbirine benzer; mutsuz ailelerin mutsuzluğu ise kendine özgüdür (farklı biçimlerde mutsuzdur)”. “Sadece bu cümle bile, bir yazarı, büyük yazar yapmaya yeter” diye düşündüm. Hatta , bu cümleyi bir fizyolog, hayvanların evcilleştirilmesi sürecine uyarlayıp, adına da “Anna Karenina İlkesi” demiş. (Jared Diamond, Tüfek, Mikrop ve Çelik, TÜBİTAK,1997) Krizlerde Her Zaman “Anna Karenina İlkesi” Geçerlidir yazısına devam et
Sanayiciye Verilen Teşviklerin Etkisi
Vergi ve sosyal güvenlik alanında işveren lehine adımlar atılıyor. Sanayiciyi yakından ilgilendiren yatırımlarda, özellikle araştırma-geliştirme (AR-GE) alanındaki vergisel teşvikin %40’dan %100’e çıkarılması, imalat sanayindeki AR-GE yatırımı arayışlarını artırdı. Sosyal sigorta mevzuatında işveren payının azaltılması ve genç istihdamın teşviki diğer tamamlayıcı parçalar. Sanayiciye Verilen Teşviklerin Etkisi yazısına devam et
Sanayi Şirketlerinin Yeniden Yapılanması Manisa’yı Yakından İlgilendiriyor…
Ekonomik yapıdaki değişiklikler, sanayi şirketlerindeki reorganizasyon hareketlerini güçlendirdi. Geçtiğimiz yıllarda imalat sanayi alanındaki bir çok uluslararası firma mülkiyet yapılarında değişiklikler yaptı. Satın almalar yoluyla büyüyenler, sermaye yapılarını güçlendirenler oldu. Bazı sanayi şirketleri ise, birleşmelerle büyümeyi tercih etti. Yurtdışında doğrudan yatırım yapan Türk şirketleri de sayıca artıyor.
İmalat sanayinde önemli yer tutan Manisa OSB, çevresindeki mal ve hizmet sağlayıcıları ile birlikte yeniden yapılanma hareketinden ayrı değerlendirilmemeli. Burnumuzun dibindeki ana sanayici grupların iktisadi kararları, bir çoğu Manisalı olan tedarikçileri yakından ilgilendiriyor. Sanayi Şirketlerinin Yeniden Yapılanması Manisa’yı Yakından İlgilendiriyor… yazısına devam et
Yerel Hizmetlerde İtibar Ölçüsü
Birkaç hafta arayla yerel gündemle ilgili konulara yoğunlaştık. Bunda bir parça yerel seçimlerin yaklaşması, bir parça da yerel hizmetlerin tanıtım çabaları etkili oldu. Manisa’da ve Türkiye’nin çeşitli beldelerinde yerel hizmetlerin nitelik ve miktarındaki değişiklikler, yerel kamusal hizmetlerin başarı ölçütleri ile ilgili bilgilerin güncellenmesi, yerel gündemin ağırlık kazanmasında bir başka etken. Yerel Hizmetlerde İtibar Ölçüsü yazısına devam et
Bir kere de IMF’ciler bulgur yesin, biz pirinç yemek istiyoruz!

Şu gıda krizi başladığından bu yana IMF ile ilgili değerlendirmeleri gözden geçiriyordum. 2001 yılının şubat ayından bu yana yazdığım yaklaşık üç yüz yazıda, aralarında IMF’yi hayırla andığım birini bulamadım. Acaba, ben bu IMF’ye “takmış” mıydım? Haksızlık mı ediyordum? Çünkü, ekonomiyle yakından ilgilenenlerin camiasında, IMF’yi eleştirmek, geri kalmışlığın, faşistliğin, komünistliğin, ulusalcılığın, kimin aklına ne geliyorsa onun işaretiydi. Derken IMF’nin kasasındaki altınları satmaya başladığını, harcamalarını karşılamakta zorlandığını, bazı yurtdışı büro faaliyetlerini sona erdirdiğini öğrendik. Bir kere de IMF’ciler bulgur yesin, biz pirinç yemek istiyoruz! yazısına devam et
Yerel Kalkınmanın Projelendirilmesi…
Yerel kalkınma çalışmalarıyla ilgili çeşitli coğrafi bölgelerdeki ve birbirinden farklı kurumlardaki toplantıları izleme ve katılma şansım oldu. Söz konusu toplantılarda her coğrafyanın bilinen kalkınma parametreleri masaya yatırılırken bir de, bölgenin kendine özgü dinamikleri dokümante edilir. Bu, lokal faktörler bazen istatistik düzeyinde değil, gözlemlerden oluşur ve aslında can alıcı problem ya da çözüm de buradan geçebilir. Yerel Kalkınmanın Projelendirilmesi… yazısına devam et
Ey okur! “başlığı sen seç, benim ateşim var”
Dışarıdaydım. Bir virüs kapmışım. Soğuk algınlığı zannettim. Önce ateş. Sonra vücutta döküntüler. Bildiğiniz “suçiçeği” çıktı.
Anneme sordum. Hatırlamıyor çocukken suçiçeği çıkarıp-çıkarmadığımı. Ateşim ara ara yükseliyor. Şu anki gibi. Yani, “Uğur Hoca’m, sen ekonomi yazıyordun n’apmışsın böyle?” diyen olursa, baştan söyleyeyim “raporluyum”. Ha, raporu da kabul etmeyen olursa, “efendim bu hafta serbest bilinç akışı yöntemiyle yazıyoruz” der çıkarız işin içinden. Ey okur! “başlığı sen seç, benim ateşim var” yazısına devam et
Manisa’da Sanayi Alanlarının Yerleşimi
Yatırımların kısıtlı, işlerin durgun olduğu dönemler, kamusal planlama çalışmaları için ideal zamanlardır. Manisa’nın şehircilik ve sanayileşme bakımından eksik kalan yönlerini tamamlamak bakımından, özellikle yerel seçimlere kadar geçecek dönemi fırsat olarak değerlendirmesi gerekiyor. Manisa’da Sanayi Alanlarının Yerleşimi yazısına devam et
Amerikan Dolarındaki Değer Artışı
Krize belki de gereğinden çok yer verenlerden biriyim. Kötümser tahminciler için yapılan şakalar arasında en etkileyici olanı “tahmin ettiği son beş krizin ikisi doğru çıktı” esprisi. O kadar çok kriz söylemi geliştirdik ki; birine tesadüf etmesi kaçınılmazdı. Amerikan Dolarındaki Değer Artışı yazısına devam et