Ekonomideki duraklama süreci sanayiciyi etkilemeye başladıkça, sanayici açısından zorlu bir süreç işlerlik kazanıyor. Örneğin bazı fabrikalar çalışma saatlerini azaltıyor.
Kriz süreci, birikmiş çelişkileri ortaya koymak için geç kalmış bir zaman dilimi. Türkiye genelinde tarım dışı istihdamın azalması, elbette sanayimizde çalışan işçiyi de etkiliyor. Diğer taraftan sanayicinin yıllardır ifade ettiği maliyet sorunlarına henüz kesin bir çözüm paketi ile yaklaşılmış değil. Bu arada, özellikle Manisa’daki sanayi işletmelerinde gözlemlenen sorunların belirginleştiğini de aktarmak durumundayım. Manisa’da Sanayicinin Önündeki Engeller ve Olanaklar yazısına devam et
Bizde iş sahiplerinin muhasebe ile ilişkisi çoğu zaman vergisel boyut taşır. Vergi ile ilgili mükellefiyetlerin yerine getirilmesi, müteşebbis için yeterlidir. Patron, hesabını kendi el defterinde, bilgisayarında tutar, tutturur. Hesabını bilir veya bildiğini varsayar. Türkiye şartlarında küçük işletmelerin maliyet hesaplarında dikkate değer sorunlardan biri olan “örtülü maliyetler” bu nedenle gündeme gelmez.
Bugünlerde Türkiye genelinde bazı ilçelerin, belediyelerin sınırlarının yeniden tanımlanması ile ilgili tartışmaları izliyoruz. Daha çok siyasi içerikli olan görüşlerin bir de ekonomik boyutu var tabii ki… Özellikle Manisa açısından bakıldığında, siyasi içeriğinden bağımsız olarak rasyonel görünen bazı seçeneklerin gözden geçirilmesi gerekiyor.
Borsada menkul kıymet alım-satımı yapan zengin bir işadamı, piyasada üstünlük elde etmek için iki yıl sonraki geleceğe yolculuk yapar. Oradayken zaman yolculuğuna başlamasından saatler sonra piyasada büyük bir çöküşün başladığını gazete arşivlerinden öğrenir. Sonra, tekrar bugüne dönerek bütün mal varlığını satarak elden çıkarır ve böylece haberini okuduğu çöküşü başlatmış olur. Piyasadaki hızlı ve ani düşüşte bütün zenginliğini kaybeden zaman makinesinin mucidi, açgözlülüğü yüzünden işadamını öldürür. 
Bugünün sanayi işletmeciliği finansal piyasalara bağımlılığı yüksek bir iş idaresini gerektiriyor. Ama ortada iktisadi faaliyetleri doğru değerlendirebileceğimiz bir para birimi bile yok.