ugur dundar tarafından yazılmış tüm yazılar

Manisa’da Sanayicinin Önündeki Engeller ve Olanaklar

Ekonomideki duraklama süreci sanayiciyi etkilemeye başladıkça, sanayici açısından zorlu bir süreç işlerlik kazanıyor. Örneğin bazı fabrikalar çalışma saatlerini azaltıyor.

Kriz süreci, birikmiş çelişkileri ortaya koymak için geç kalmış bir zaman dilimi. Türkiye genelinde tarım dışı istihdamın azalması, elbette sanayimizde çalışan işçiyi de etkiliyor. Diğer taraftan sanayicinin yıllardır ifade ettiği maliyet sorunlarına henüz kesin bir çözüm paketi ile yaklaşılmış değil. Bu arada, özellikle Manisa’daki sanayi işletmelerinde gözlemlenen sorunların belirginleştiğini de aktarmak durumundayım. Manisa’da Sanayicinin Önündeki Engeller ve Olanaklar yazısına devam et

Küçük İşletmelerin Maliyet Hesaplarında Değişikliğe İhtiyaç Var…

Küçük işletmelerBizde iş sahiplerinin muhasebe ile ilişkisi çoğu zaman vergisel boyut taşır. Vergi ile ilgili mükellefiyetlerin yerine getirilmesi, müteşebbis için yeterlidir. Patron, hesabını kendi el defterinde, bilgisayarında tutar, tutturur. Hesabını bilir veya bildiğini varsayar. Türkiye şartlarında küçük işletmelerin maliyet hesaplarında dikkate değer sorunlardan biri olan “örtülü maliyetler” bu nedenle gündeme gelmez. Küçük İşletmelerin Maliyet Hesaplarında Değişikliğe İhtiyaç Var… yazısına devam et

Şehir Planlaması Bakımından Manisa Nereye Gidiyor?

Kentsel planlamaBugünlerde Türkiye genelinde bazı ilçelerin, belediyelerin sınırlarının yeniden tanımlanması ile ilgili tartışmaları izliyoruz. Daha çok siyasi içerikli olan görüşlerin bir de ekonomik boyutu var tabii ki… Özellikle Manisa açısından bakıldığında, siyasi içeriğinden bağımsız olarak rasyonel görünen bazı seçeneklerin gözden geçirilmesi gerekiyor.

Öncelikle teşhisimi tekrarlayayım: Manisa’nın siyasi alanı ile iktisadi alanı birbiri ile örtüşmüyor. Şehir merkezinde toplulaşan ticari sermaye, ekonomik potansiyeli ticari katma değerin çok ötesine geçmiş olan Manisa’daki siyasi gelişmeleri kontrol ediyor. “Eee, ne var bunda? Taşra hep böyledir zaten” derseniz başka. Ama, Organize Sanayi Bölgesi ve Muradiye Sanayi Bölgesi’ni denklemin içerisine koyduğunuzda durum değişiyor. Şehir Planlaması Bakımından Manisa Nereye Gidiyor? yazısına devam et

“Kazan, öldü”

Krizle ilgili dillendirilen türlü yorumlar arasında, Nasreddin Hoca’nın ünlü fıkrası, türev ürünlerle, karşılıksız kredilerle şişen piyasanın bugünü için yapılan en uygun benzetmelerden biri olsa gerek. Gerçekten de, ekonomi bir büyürken kredilerin beş kat büyümesi karşısında sessiz kalan yani “kazan doğurdu” deyince memnun olan komşunun hali, bugün “kazan öldü” deyince “olur mu hiç öyle şey?” cevabını veren piyasaların gidişine ne kadar da benziyor. “Kazan, öldü” yazısına devam et

Krizin Domino Taşları

Domino TaşlarıBorsada menkul kıymet alım-satımı yapan zengin bir işadamı, piyasada üstünlük elde etmek için iki yıl sonraki geleceğe yolculuk yapar. Oradayken zaman yolculuğuna başlamasından saatler sonra piyasada büyük bir çöküşün başladığını gazete arşivlerinden öğrenir. Sonra, tekrar bugüne dönerek bütün mal varlığını satarak elden çıkarır ve böylece haberini okuduğu çöküşü başlatmış olur. Piyasadaki hızlı ve ani düşüşte bütün zenginliğini kaybeden zaman makinesinin mucidi, açgözlülüğü yüzünden işadamını öldürür. Krizin Domino Taşları yazısına devam et

Ekonomi Yorumlarının Anlaşılmazlığına Dair…

Altı yedi aydır ekonomide göreli bir daralma yaşanacağına ilişkin gözlemlerimizi bu köşeden aktarıyoruz. Konuştuğumuz iş sahipleri, esnaflar, işçiler, memurlar, emekliler velhasıl her kesimden insanın ise ekonominin gidişatı ile ilgili farklı yorumları var. Bu durum belki bir parça normal. Ama, iktisatçıların yorumları arasında bu denli farklılık bulunması düşündürücü. Ekonomi Yorumlarının Anlaşılmazlığına Dair… yazısına devam et

Bir Dekor Olarak Kurumsallaşma

Ülkemizin son yıllarda dünya ile olan alışverişi arttıkça, Türkiye’deki kurumsallaşma çalışmaları da ivme kazandı. Kurumsallaşma özellikle kaynak planlaması için biçilmiş kaftan. Bir işletme içindeki her operasyonun yazılı hale geldiği, sınırların, denetim alanının, prosedürlerin belirli olduğu bir yönetim biçimi. Elbette ilk bakışta arzulanan bir üslup. Ama kurumsallaşmanın da bir literatürü, estetiği, terminolojisi, finansman yapısı oluşmaya başladıkça, bu işin ithalinin de can sıkıcı bir hal aldığını görmemek mümkün değil. Bir Dekor Olarak Kurumsallaşma yazısına devam et

2008’in Hedefi: Sürdürülebilir Küçülme

Çıkmayı bilen inmeyi de bilmeli!

Türkiye ekonomisinin son yıllarda yakaladığı büyüme oranlarının sonuna yaklaşıldı. Dünya ekonomisinde yaşanan gelişmelerle birlikte, ülke içerisindeki koşullar da gelişme dinamiğini destekledi. Şimdi aynı koşullar, dünyayla birlikte Türkiye’yi de sürdürülebilir küçülmeye zorluyor. Küçülmeden kasıt tabii ki büyüme hızının yavaşlaması; reel bir küçülmeden söz etmiyoruz. Makro ekonomik politikalarla ilgili tedbirler uzun uzadıya yazılıp çiziliyor. Yeni bir iktisadi çevrimle karşı karşıya kalan üreticiler arasında en deneyimliler ise, dünya kriz literatürüne geniş katkılarda bulunan bizleriz. 2008’in Hedefi: Sürdürülebilir Küçülme yazısına devam et

Hayırseverliğe Farklı Yaklaşımlar

Ramazan dolayısıyla hayırseverlik faaliyetleri hız kazandı. Kentleşmeyle ve çağın değişen koşullarıyla birlikte, bağış, yardım, zekat, fitre gibi farklı isim ve niyetlerle süren bağışçılık geleneği de çeşitleniyor. Bu konuda yapılan araştırmalar, bağışçılığın, gelir seviyesiyle ve doğal olarak geleceğe ilişkin beklentilerle doğru orantılı olduğunu gösteriyor. Bu arada, zaman içinde sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) birlikte yerel yönetim kuruluşlarının da, sosyal riskleri sınırlandırma konusunda daha duyarlı olmaya başladığı anlaşılıyor. Hayırseverliğe Farklı Yaklaşımlar yazısına devam et