Dünya’da ve Türkiye’deki değişimin niteliği tartışılırken ekonomik etkinliğin büyüklüğü birincil ölçü olagelmiş. Buna karşın katma değerin hangi faktör gelirleri (ücret, faiz, kar, rant) arasında nasıl dağıldığı yeterince göz önüne alınıyor mu, ondan emin değilim.
Dünya ekonomisinin başat aktörleri teknolojik yeniliklerle büyüyor. Sanayi toplumunu doğuran yığın üretimin ortaya çıkardığı hukuk sistemi, idari yapı, toplumsal referans değerleri ise yerli yerinde duruyor. Durmaya çalışıyor desek daha isabetli olur.
Üretim faktörlerinin arzına bağlı olarak, kıtlığıyla sınırlı bir iktisadi yapı, modern toplumu sınırlamakla, hakların ve yükümlülüklerin dengeli olduğu çift yönlü muhasebe sistemiyle kendini açıklıyor ve savunuyordu. Bilgi toplumu, bir eşik atlama olarak görünse de arkaik kıtlık referansına hizmet etti. Şimdilerde gelişen bilgi işlem uygulamaları, silah sistemleri, kentleşme dinamikleri, yeni ve asimetrik bir dengeyi/dengesizliği geçerli kılıyor.
ABD-İran savaşında ortaya çıkan asimetri ile bir bilgisayar işletim sisteminin patent sahibi, savunma sanayinde farklı bir yaklaşımla üretilen silah sistemleri, imar revizyonlarıyla ortaya çıkan rant ötesi fonlar birbirlerinden bağımsız konular değil aslında.
Öyleyse…
Hayy’dan gelip Hu’ya Giden Bir Birikim Modeli Olarak Rant Benzeri (Quasi-Rent) yazısına devam et


Sıcaklık rekorları kırılıyor. Uzunca bir süredir devam edegeldiği anlaşılan ısı artışı yapısallaştığı için artık salt meteorolojik bir olay olmaktan çıktığını artık herkes kabul etmek zorunda. Nitekim kentleşmeden sanayileşme biçimlerine, tüketim kalıplarına kadar her alanı etkilediğini görüyoruz.
Trump’ın ikinci dönemiyle birlikte iyiden iyiye belli olan ‘değişim’ rüzgarlarını kavramlaştırmak, halk arasındaki tabirle adını koymak farz oldu.
16. ve 18. yüzyıllar arasında Dünya’yı saran merkantilist fırtına, Trump’ın gümrük vergilerini artırmasıyla canlanmaya yüz tutuyor. AB ve Çin, Trump’ın açıklamalarını izleyen günlerde ABD’nin gümrük duvarlarına paralel uygulama planlarını deklare ettiler.

