Türkiye’de yeni yeni konuşulmaya başlanan kavramlardan biri de bölgesel kalkınma. Ülkemizde bölgesel kalkınma konusu, bugüne kadar genellikle bölgelerarası gelişmişlik farklılıkları veya ulusal kalkınma planları perspektifinden ele alınmıştı.
Küreselleşmeyle birlikte, kalkınma konusu yerelleşmeye başladı. Türkiye’de belki de bu akımın etkisiyle bölgesel gelişmeyle ilgili çalışmalar başladı. Öncelikle, bu konuda anahtar rolü oynayacağına inanılan kalkınma ajanslarının kurulmasıyla ilgili yasal düzenlemeler üzerinde çalışılmaya başlandı. Yeni slogan “yerelleşmeden globalleşmek mümkün değil” Yeni Gündem: Bölgesel Kalkınma yazısına devam et
Ekonomik yapıdaki değişiklikler, sanayi şirketlerindeki reorganizasyon hareketlerini güçlendirdi. Geçtiğimiz yıllarda imalat sanayi alanındaki bir çok uluslararası firma mülkiyet yapılarında değişiklikler yaptı. Satın almalar yoluyla büyüyenler, sermaye yapılarını güçlendirenler oldu. Bazı sanayi şirketleri ise, birleşmelerle büyümeyi tercih etti. Yurtdışında doğrudan yatırım yapan Türk şirketleri de sayıca artıyor.
Krize belki de gereğinden çok yer verenlerden biriyim. Kötümser tahminciler için yapılan şakalar arasında en etkileyici olanı “tahmin ettiği son beş krizin ikisi doğru çıktı” esprisi. O kadar çok kriz söylemi geliştirdik ki; birine tesadüf etmesi kaçınılmazdı.
Bugünlerde Türkiye genelinde bazı ilçelerin, belediyelerin sınırlarının yeniden tanımlanması ile ilgili tartışmaları izliyoruz. Daha çok siyasi içerikli olan görüşlerin bir de ekonomik boyutu var tabii ki… Özellikle Manisa açısından bakıldığında, siyasi içeriğinden bağımsız olarak rasyonel görünen bazı seçeneklerin gözden geçirilmesi gerekiyor.