Gelir dağılımı iktisatçılar için “tatsız” bir konu haline geldi. Kimse yüzünü bölüşüme ilişkin gerçeklere çevirmiyordu, bir de baktık Amerika’da bu kriz nereden çıktı diye düşünenler çaktırmadan “aslında gelir dağılımı da önemli bir konu” diye konuşmaya başladı. Biz de bu sayfadan özellikle “kişisel gelir dağılımı” yani nüfus gruplarının gelirden aldıkları paylar itibariyle eşitsizliklerin boyutuna değindik.
Gerek gazetede gerekse iktisadivizyon.com sitesinde okuyucuların bölüşüm politikalarına gösterdiği ilgi oldukça sevindiriciydi. Sorun şu ki; Gelir dağılımına ilişkin görüş ve önerilerin önemli bir bölümü “bölüşüm sorunu”nun iktisat politikasının isteğe bağlı adeta fantastik ilgi alanlarından biri haline geldi. Ekonomide İki Farklı Türkiye yazısına devam et
Kamu açıklarıyla ilgili sıkıntılar gündeme geldiğinden beri, ağırlıkla vergi gelirleri ile ilgili tedbirler su yüzüne çıktı. Devlet, yeni gelir kapıları ararken, vergi mükellefi de “zaten krizdeyiz, yoksa yeni vergiler mi geliyor?” endişesini yaşıyor.
Yılbaşından bu yana gelişen ekonomik olaylar Türkiye’nin bütçe dengesini olumsuz yönde etkiledi. Özellikle Mart ayındaki yerel seçim ve ardından gelen vergi teşvikleri hem vergi tahsilâtını düşürdü hem de kamu giderlerini artırdı. Kasım 2002’den Mayıs 2009’a kadar üç AK Parti hükümetinde de aynı görevi icra eden Kemal Unakıtan’ın koltuğunu Mehmet Şimşek’e devretmesi de bu döneme ait bir gelişmedir.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre 2009 yılı ikinci döneminde Türkiye’de 194.743 konut satış sonucu el değiştirdi. Türkiye genelindeki konut satışında 2009 yılının Ocak-Şubat-Mart aylarına göre %78,89 oranında artış gerçekleşti.
Türkiye’de yeni yeni konuşulmaya başlanan kavramlardan biri de bölgesel kalkınma. Ülkemizde bölgesel kalkınma konusu, bugüne kadar genellikle bölgelerarası gelişmişlik farklılıkları veya ulusal kalkınma planları perspektifinden ele alınmıştı.
Manisa’daki sanayi kuruluşlarına bir bütün olarak bakmak krizin etkilerini azaltma konusunda birkaç önemli konuyu gündeme getirebilir.