Her yıldönümünde geçmiş ile ilgili değerlendirmeler yapmak ve gelecekle ilgili öngörülerde bulunmak adettendir. Ben de âdete uyarak 86. Kuruluş yıldönümü dolayısıyla, Cumhuriyet’le ilgili bir yazı yazmak istedim. Ama böyle zamanlarda pek çoklarının yaptığı gibi dostlar alışverişte görsün kabilinden değil tabii.
Geçmişin muhasebesinin ve geleceğin tahminlerinin çokça umut ve bazen de karamsarlıkla dolu olması son derece anlaşılır bir şey. Bu yüzden Cumhuriyet denilince seksen altı yıl gibi her yönüyle dopdolu bir dönem ister istemez gözümün önüne geliyor; tabii, kendi referanslarımın ve algılarımın yönlendirdiği kadarıyla. Yani her zamanki gibi bir parça noksan bir parça farklı… “Nefes” i Kesilmeyen Kısa Türkiye Tarihi ve Kurtulamadığımız “Zübük”ler yazısına devam et
Geçtiğimiz günlerde Ankara’da katıldığım bir ekonomi yorumcuları-yazarları toplantısında ekonominin geleceği ile ilgili görüşler tartışıldı. Krizden sonra ekonomik ve ona bağlı toplumsal sorunların ana hatları ile anlaşılması için bu tür toplantılar yararlı oluyor. Basına yansımış olsa da, bir kez de biz bazı başlıkların altını çizmek istiyoruz. Bu başlıklar, yapılan toplantıların dışında dünya ve Türkiye ekonomisinde önümüzdeki dönemin tartışılması muhtemel sorunlarını da içermektedir. 