Manisa OSB bugünlerde yönetim ve denetim organlarındaki değişiklikle gündemde. MOSB’nin özellikle yerel basında yer tutması, MOSB’nin geleceği ile ilgili diğer bazı başlıkların da vitrine çıkması için bir fırsat. Nitekim MOSB, Türkiye’deki sanayi politikalarının doğal bir sonucu olarak, önemli sorunlarla yüz yüze. Manisa OSB’nin Hedefi Sürdürülebilir Rekabet Olmalı yazısına devam et
ugur dundar tarafından yazılmış tüm yazılar
Cari Açığı Kapatma Kararı
Kapatma davası açıldığından bu yana, ekonomideki beklentiler hayli bozulmuştu. Dışarıdaki ekonomik koşullarla, içeride enflasyon ve cari açığa ilişkin olumsuz gelişmeler, siyasi tablo, Ergenekon derken, 2008 yılı tümüyle kaybediliyor gibi göründü. Geçen yıl da Cumhurbaşkanlığı seçimi tartışmaları ve genel seçimler, yılın üç çeyreğinin önemli siyasi sorunlar yüzünden kaybedilmesine sebep olmuştu. Cari Açığı Kapatma Kararı yazısına devam et
Beş yüz Büyük Kuruluşun Yedisi Manisa’da…
Türkiye’de faaliyet gösteren kuruluşların ciroya göre sıralanmasıyla oluşan “500 Büyük Özel Şirket Araştırması” geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Manisa’dan (ciro bakımından) sadece yedi kuruluşun bu listede bulunması, -üretim tesisi yerleşimi bazında bu sayı 15’i geçebiliyor- Manisa OSB’nin ve çevresinde oluşan sanayileşmenin değerlendirilmesi bakımından bir fırsat olabilir. Beş yüz Büyük Kuruluşun Yedisi Manisa’da… yazısına devam et
Yatırım Araçlarında Geriye Dönük Verileri İhmal Etmeyelim…
Para ve sermaye piyasalarındaki güncel gelişmeler, küçük tasarrufçuyu fazlasıyla etki altına aldığı için, arada bir geçmişe dönük verileri de hatırlatmakta fayda var. Bireysel yatırımcı genellikle tek bir enstrümanla ilgili bilgileri takip ediyor. Finansal araçlar arasında seçim yaparken, bugünün koşullarının uzun bir süre devam edeceğini varsayanlar da yok değil. Yatırım Araçlarında Geriye Dönük Verileri İhmal Etmeyelim… yazısına devam et
Boş Şirket
İş idaresinde kabul görmüş genel geçer doğrular, Türkiye şartlarında tümüyle başka nedenlerle geçerlilik kazandı. Bugün dünyanın pek çok büyük şirketi üretimden elde ettiği cirosunu, toplam hasılatı içerisinde %10’a kadar düşürdü. Bu türden firmalara literatürde “boş şirket” adı veriliyor. Marka sahibi olmak, şirket merkezini sadece bir hizmet organizasyonuna dönüştürmeyi mümkün hale getirdi. Türkiye’de “boş şirket” tasarımını canlandırmaya gerek duyulması ise tercihten öte bir zorunluluk artık. Boş Şirket yazısına devam et
Kriz – Fırsat
Ekonomik krizler, iktisadi hayatın aktörleri bakımından nasıl fırsata dönüşebilir bir düşünelim.
O kadar çok yazıldı-çizildi ki… Çincede kriz anlamına gelen kelime aynı zamanda fırsat kavramının karşılığı olarak da kullanılıyormuş. Mutlaka duymuşsunuzdur.
Kriz, Firmalar Açısından Yeni İhtiyaçlar Doğuracak…
Şirketlerin finansal kuruluşlarla ilişkileri gerginleştiği için kamuoyunda şikayetler arttı. İş alemi, ekonominin istikrar dönemlerinde peşinden koşan bankalar ve diğer finansal kuruluşların krizde kendilerine kolaylık göstermediğini, bankalar da koşulların değişmesi ile geçmişteki kredi şartlarının geçerli olamayacağını belirtiyorlar. Durum, fıkradaki gibi, iki tarafı da haklı bulan Nasreddin Hoca’nın, ‘Kadı efendi iki taraf da haklı olur mu?’ diye itiraz eden üçüncü kişiye, ‘sen de haklısın’ demesine benziyor. Kriz, Firmalar Açısından Yeni İhtiyaçlar Doğuracak… yazısına devam et
“Çarşı Her Şeye Karşıydı” Şimdi “Her Şey Çarşıya Karşı”
Geçen hafta Ali İhsan Ağar’ı arayıp bu hafta yazamıyorum dediğimde, “Hayırdır Hocam ner’desin?” diye sordu. Beşiktaş çarşısındaydım. Bir gece önce yarı finalde Almanlara mağlup olan Milli Takım, futbolu gündem yaptığından olsa gerek, Ali İhsan Bey, şaka yollu “Hocam daha iyi, futbol yaz” dedi. Hava sıcaktı, şimdi internet bağlantısı falan deyip işi yokuşa sürdüm. Sağ olsun anlayış gösterdi. “Çarşı Her Şeye Karşıydı” Şimdi “Her Şey Çarşıya Karşı” yazısına devam et
Döviz Kuru ile Enflasyon Arasındaki İlişki Değişiyor…
Son aylarda daha çok maliyet kaynaklı enflasyon dikkat çekiyor. Faiz oranı, enflasyon oranı ile birlikte yükselince döviz kurunda da hareket beklendiğini gözlemliyorum. Kurdaki yukarı seyir beklentisinin ise birkaç sebebi olmalı. Türkiye ekonomisinin yakın geçmişinde enflasyonun döviz kurunun değerine bağlı olarak şekillendirilmesi ilk neden olabilir. Enflasyonu kontrol etmek isteyen bir çok hükümet, döviz değerini sabitleyip fiyat artışlarını kontrol etmeye çalıştı. Son altı yılda ise, döviz dalgalanmaya bırakıldı ise de, döviz arzının yabancı para girdisini çoğaltması nedeniyle kur yerinde saydı. Döviz Kuru ile Enflasyon Arasındaki İlişki Değişiyor… yazısına devam et
Kur, Faiz ve Endeks Tahminciliği Üzerine…
Ekonominin genel gidişatı ile ilgili bilgi, sezgi, deneyim karışımı tahminlerde bulunabiliyoruz. Bu kokteylin karışımında bilginin oranı arttıkça, tahminlerin doğru çıkma olasılığı artmayıp, azalıyor. Türkiye için deneyim bilgiden, sezgi de deneyimden önde geliyor. Kur, Faiz ve Endeks Tahminciliği Üzerine… yazısına devam et