ugur dundar tarafından yazılmış tüm yazılar

Bir İyi Bir Kötü Haberim Var

Ekonomi ile ilgili haberleri tararken karşılaştığım olumlu haberlerden biri cari dengenin pozitif yönde hareket ettiği yönündeydi. Bu haberi tek başına okusaydınız, yıllardır üzerinde düşünülen bir sorunun hal yoluna girdiği yorumunu yapabilirdiniz. Fakat diğer ekonomi haberleri ile birlikte değerlendirdiğinizde, çeşitli versiyonları olan bir fıkrayı hatırlamadan edemezsiniz. Hani ‘Baba, sana bir iyi bir kötü haberim var, önce hangisinden başlayayım’ fıkraları vardır ya… Bir İyi Bir Kötü Haberim Var yazısına devam et

Krizle ilgili olarak demeçlerin dışında ne yapılacak?

Tekrarlayan demeçler insanları etkilemiyor.

Paranın zaman değeri artıyor. İşletmelerin, değerleme yöntemleri, operasyonlarında hangi departmanlara ağırlık verecekleri konusunda 2001 ve öncesi pratiklerini gözden geçirmeleri gerekiyor. İlginin üretimden nakite kaydığı dönemlerde, firmalar örnekleme yoluyla döneme özgü bir algı geliştirmeden büyük zararlara katlanmak zorunda kalabilirler.

Krizle ilgili olarak demeçlerin dışında ne yapılacak? yazısına devam et

Finansal Farkındalık Zamanı

Satranç TaşlarıGeçtiğimiz dört yıl, dünya ve Türkiye ekonomisindeki hızlı büyümenin sarhoşluğuyla geçti. Sarhoşluğun ardından gelen baş ağrısı, mide bulantısı, halsizlik, ‘bir daha mı?’ dedirtirken, yeni dönemin finansal modelini tartışmak gerekiyor. Tüketicinin, hane halkının, firmaların ve kamu kesiminin, iş yönetimi konusundaki gelişmelere ayak uydurması zaman alacak.

Fırtınanın en cezbeli olduğu anda gemisini karaya çıkarmaya çalışan kaptan, çalışıp-çabalarken kendine bir sürü söz verir. ‘Karaya sağ-salim çıkar da, eşimle, çoluk-çocuğumla kucaklaşıp, bir daha açık denizlere yelken açarsam, boyum devrilsin’. Güvertedeki personel; ‘kaptan, geminin batmaması için yükün bir kısmını denize atmamız lazım, nereden başlayalım?’ diye sorduğunda, sefere çıkarken çok değerli görünen yüklere şöyle bir göz ucuyla bakıp ‘bana niye soruyorsunuz, tabii ki, ağır olanlardan başlayın!’ diyecektir. Finansal Farkındalık Zamanı yazısına devam et

Bizde Böyle… Her şey Özelleştirilir, Kriz Kamulaştırılır

ekonomik krizLafın sonuna geldik. Zamanında yazdık, bitirdik, hatmettik. Fakat, asıl şimdi krizle ilgili değerlendirme yapmak farz oldu. Bu iş böyledir. Bir sene kriz yazarsınız. Ama, komşu teyzenin oğlu fabrikadaki işinden çıkarılmadan, kimse için kriz, henüz kriz değildir. Bizde Böyle… Her şey Özelleştirilir, Kriz Kamulaştırılır yazısına devam et

“Demedim mi?” Krizi…

Eski Çin’de bir efendi, hekimler ailesinden bir hekime, meslekte hangisinin daha hünerli olduğunu sormuş. Adı Çin’de tıp bilimiyle özdeşleşecek kadar ünlenmiş bu hekim, şöyle yanıtlamış onu: “En büyük ağabeyim hastalığın ruhunu daha şekillenmeden görüp uzaklaştırır; bu nedenle adı evin dışına çıkmamıştır. Ortanca ağabeyim hastalıkları daha çok başlangıcında sağaltır; bu nedenle adı mahallenin dışına çıkmamıştır. Bana gelince, ben damarları deler, ilaçlar yazar, tene masajlar yaparım: Bu nedenle adım zaman zaman dışarı çıkıp efendilerin kulağına dek ulaşır” “Demedim mi?” Krizi… yazısına devam et

Amerika aksırdı, Türkiye grip mi oldu?

Küresel ekonomik krizle ilgili yapılan yorumlar değerlendirildiğinde, Türkiye’nin krizden ne düzeyde etkileneceği hala bir muamma olarak görünüyor. Dış piyasalardaki sorunun öncelikle finansal nitelikli olduğunu bir kenara yazalım. İlk elde, Türkiye’deki mali kuruluşların ve üreticilerin dış kaynaklı sermayeye ulaşma şansının azaldığı anlaşılıyor. Bankaların dış kredi elde etme güçlüğüne düşmesinin de, doğal olarak piyasadaki kredilendirmeyi etkilemesi beklenmelidir. Amerika aksırdı, Türkiye grip mi oldu? yazısına devam et

Şubat Ayından Bu Yana Maliyetler Üreticinin Üstünde Kalıyor

Temmuz ayı enflasyon verileri açıklandığında en çok dikkat çeken konu rakamların beklenenin üzerinde olduğuydu. Veriler geriye doğru incelendiğinde görülüyor ki, Türkiye’de enflasyon verileri üzerinden tartışılması gereken iki konu daha var:

Sanayinin fiyatlama politikası doğru mu?

Sanayici fiyat rekabeti nedeniyle ürünlerini doğru fiyatlayamıyorsa, kamu kesimi bu konuda ne yapabilir? Şubat Ayından Bu Yana Maliyetler Üreticinin Üstünde Kalıyor yazısına devam et

2009’dan Sonra

Tünelin sonundaki ışık acaba ne?Ekonominin geleceği ile ilgili tahminler, istikrarlı dönemin bu yılın Ekim, Kasım aylarında başlayabileceğini gösteriyor. Ondan sonrası için oluşturulan modeller, özellikle Türkiye bakımından pozitif işaret taşıyor. Bugün, biraz olsun 2010 ve sonrasında geçerli olabilecek şartları tartışabiliriz diye düşündüm.

Dünyanın ekonomik ekseni, Batı’dan Doğu’ya doğru kayıyor. Talep açığı olan Dünya ekonomisi, büyük nüfus yoğunluğuna sahip Asya’nın, aynı zamanda üretici de olduğu bir yeni denge ile karşı karşıya. Güneydoğu Asya’dan Asya’nın Batı’sına doğru uzanan geniş coğrafya, sahip olduğu insan ve hammadde kaynağı ile iktisadi stratejinin yönünü değiştirdi. Daha da değiştirecek. Asya’ya komşu Ortadoğu ülkeleri, Kuzey Afrika, gelişmekte olan merkezler. Bu merkezleri haritada veya zihninizde bir araya getirip Batı’ya en yakın noktayı işaretlediğinizde, oranın Türkiye olduğunu görebiliyorsunuz. Asya kadar otoriteryen ve standart dışı değil ama, Batı demokrasilerinin işgücü piyasaları kadar da stabil olmayan bir ülke Türkiye. 2009’dan Sonra yazısına devam et

Manisa’nın Yerel Kalkınma Arayışlarında Patronaj Sorunu…

Yerel kalkınmaManisa’da yerel kalkınma stratejisi, markalaşma gibi konularda, uzun süredir sessiz sedasız devam eden çalışmalar var. Bunların bir bölümü, Ankara’nın verdiği destekle merkezden yürütülürken bir kısmı da kentin seçilmiş ve atanmış aktörlerinin ortaklaşa çalışmalarıyla şekilleniyor.

Gündemde olan konulardan biri “marka kent”. Bu konuda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Manisa ile birlikte bir çok ili içine alan geniş bir projesi şu an işlerliğini sürdürüyor. Turizm envanteri çıkarıldı, eylem planı çerçevesinde çalışmalar sürdürülüyor. Çalışma grupları oluşturuluyor. Valilik, Vali Yardımcısı Kadri Canan, Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Erdinç Karaköse ve Manisa Belediyesi, Başkan Yardımcısı Recep Kafes ve Yerel Gündem 21 Genel Sekreteri Haktan Sevsay aracılığıyla, bu konuda koordineli bir çalışma yürütüyorlar. Manisa’nın Yerel Kalkınma Arayışlarında Patronaj Sorunu… yazısına devam et