Eski Çin’de bir efendi, hekimler ailesinden bir hekime, meslekte hangisinin daha hünerli olduğunu sormuş. Adı Çin’de tıp bilimiyle özdeşleşecek kadar ünlenmiş bu hekim, şöyle yanıtlamış onu: “En büyük ağabeyim hastalığın ruhunu daha şekillenmeden görüp uzaklaştırır; bu nedenle adı evin dışına çıkmamıştır. Ortanca ağabeyim hastalıkları daha çok başlangıcında sağaltır; bu nedenle adı mahallenin dışına çıkmamıştır. Bana gelince, ben damarları deler, ilaçlar yazar, tene masajlar yaparım: Bu nedenle adım zaman zaman dışarı çıkıp efendilerin kulağına dek ulaşır” “Demedim mi?” Krizi… yazısına devam et
Amerika aksırdı, Türkiye grip mi oldu?
Küresel ekonomik krizle ilgili yapılan yorumlar değerlendirildiğinde, Türkiye’nin krizden ne düzeyde etkileneceği hala bir muamma olarak görünüyor. Dış piyasalardaki sorunun öncelikle finansal nitelikli olduğunu bir kenara yazalım. İlk elde, Türkiye’deki mali kuruluşların ve üreticilerin dış kaynaklı sermayeye ulaşma şansının azaldığı anlaşılıyor. Bankaların dış kredi elde etme güçlüğüne düşmesinin de, doğal olarak piyasadaki kredilendirmeyi etkilemesi beklenmelidir. Amerika aksırdı, Türkiye grip mi oldu? yazısına devam et
Şubat Ayından Bu Yana Maliyetler Üreticinin Üstünde Kalıyor
Temmuz ayı enflasyon verileri açıklandığında en çok dikkat çeken konu rakamların beklenenin üzerinde olduğuydu. Veriler geriye doğru incelendiğinde görülüyor ki, Türkiye’de enflasyon verileri üzerinden tartışılması gereken iki konu daha var:
Sanayinin fiyatlama politikası doğru mu?
Sanayici fiyat rekabeti nedeniyle ürünlerini doğru fiyatlayamıyorsa, kamu kesimi bu konuda ne yapabilir? Şubat Ayından Bu Yana Maliyetler Üreticinin Üstünde Kalıyor yazısına devam et
Ramazan Yazısı
Klasik bir Ramazan’a giriş yazısı neleri içermelidir diye düşünürken, döndüm dolaştım yine çadır tipi iftar sofralarında takıldım. Yoksa orucun faydaları, yardımlaşmanın önemi, nefsin terbiyesi diye girip bu sene Ramazan’da gıda fiyatları da artmadı ne güzel şeklinde bitirebilirdim. Ramazan Yazısı yazısına devam et
2009’dan Sonra
Ekonominin geleceği ile ilgili tahminler, istikrarlı dönemin bu yılın Ekim, Kasım aylarında başlayabileceğini gösteriyor. Ondan sonrası için oluşturulan modeller, özellikle Türkiye bakımından pozitif işaret taşıyor. Bugün, biraz olsun 2010 ve sonrasında geçerli olabilecek şartları tartışabiliriz diye düşündüm.
Dünyanın ekonomik ekseni, Batı’dan Doğu’ya doğru kayıyor. Talep açığı olan Dünya ekonomisi, büyük nüfus yoğunluğuna sahip Asya’nın, aynı zamanda üretici de olduğu bir yeni denge ile karşı karşıya. Güneydoğu Asya’dan Asya’nın Batı’sına doğru uzanan geniş coğrafya, sahip olduğu insan ve hammadde kaynağı ile iktisadi stratejinin yönünü değiştirdi. Daha da değiştirecek. Asya’ya komşu Ortadoğu ülkeleri, Kuzey Afrika, gelişmekte olan merkezler. Bu merkezleri haritada veya zihninizde bir araya getirip Batı’ya en yakın noktayı işaretlediğinizde, oranın Türkiye olduğunu görebiliyorsunuz. Asya kadar otoriteryen ve standart dışı değil ama, Batı demokrasilerinin işgücü piyasaları kadar da stabil olmayan bir ülke Türkiye. 2009’dan Sonra yazısına devam et
Manisa’nın Yerel Kalkınma Arayışlarında Patronaj Sorunu…
Manisa’da yerel kalkınma stratejisi, markalaşma gibi konularda, uzun süredir sessiz sedasız devam eden çalışmalar var. Bunların bir bölümü, Ankara’nın verdiği destekle merkezden yürütülürken bir kısmı da kentin seçilmiş ve atanmış aktörlerinin ortaklaşa çalışmalarıyla şekilleniyor.
Gündemde olan konulardan biri “marka kent”. Bu konuda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Manisa ile birlikte bir çok ili içine alan geniş bir projesi şu an işlerliğini sürdürüyor. Turizm envanteri çıkarıldı, eylem planı çerçevesinde çalışmalar sürdürülüyor. Çalışma grupları oluşturuluyor. Valilik, Vali Yardımcısı Kadri Canan, Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Erdinç Karaköse ve Manisa Belediyesi, Başkan Yardımcısı Recep Kafes ve Yerel Gündem 21 Genel Sekreteri Haktan Sevsay aracılığıyla, bu konuda koordineli bir çalışma yürütüyorlar. Manisa’nın Yerel Kalkınma Arayışlarında Patronaj Sorunu… yazısına devam et
Manisa OSB’nin Hedefi Sürdürülebilir Rekabet Olmalı
Manisa OSB bugünlerde yönetim ve denetim organlarındaki değişiklikle gündemde. MOSB’nin özellikle yerel basında yer tutması, MOSB’nin geleceği ile ilgili diğer bazı başlıkların da vitrine çıkması için bir fırsat. Nitekim MOSB, Türkiye’deki sanayi politikalarının doğal bir sonucu olarak, önemli sorunlarla yüz yüze. Manisa OSB’nin Hedefi Sürdürülebilir Rekabet Olmalı yazısına devam et
Cari Açığı Kapatma Kararı
Kapatma davası açıldığından bu yana, ekonomideki beklentiler hayli bozulmuştu. Dışarıdaki ekonomik koşullarla, içeride enflasyon ve cari açığa ilişkin olumsuz gelişmeler, siyasi tablo, Ergenekon derken, 2008 yılı tümüyle kaybediliyor gibi göründü. Geçen yıl da Cumhurbaşkanlığı seçimi tartışmaları ve genel seçimler, yılın üç çeyreğinin önemli siyasi sorunlar yüzünden kaybedilmesine sebep olmuştu. Cari Açığı Kapatma Kararı yazısına devam et
Beş yüz Büyük Kuruluşun Yedisi Manisa’da…
Türkiye’de faaliyet gösteren kuruluşların ciroya göre sıralanmasıyla oluşan “500 Büyük Özel Şirket Araştırması” geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Manisa’dan (ciro bakımından) sadece yedi kuruluşun bu listede bulunması, -üretim tesisi yerleşimi bazında bu sayı 15’i geçebiliyor- Manisa OSB’nin ve çevresinde oluşan sanayileşmenin değerlendirilmesi bakımından bir fırsat olabilir. Beş yüz Büyük Kuruluşun Yedisi Manisa’da… yazısına devam et
Yatırım Araçlarında Geriye Dönük Verileri İhmal Etmeyelim…
Para ve sermaye piyasalarındaki güncel gelişmeler, küçük tasarrufçuyu fazlasıyla etki altına aldığı için, arada bir geçmişe dönük verileri de hatırlatmakta fayda var. Bireysel yatırımcı genellikle tek bir enstrümanla ilgili bilgileri takip ediyor. Finansal araçlar arasında seçim yaparken, bugünün koşullarının uzun bir süre devam edeceğini varsayanlar da yok değil. Yatırım Araçlarında Geriye Dönük Verileri İhmal Etmeyelim… yazısına devam et