Kategori arşivi: Mikro Ekonomi

Aile Şirketleri

Basamakları birlikte çıkmak..Aile şirketleri, gerek dünya gerekse Türkiye’de, ekonomiye %60’dan % 99’a kadar değişen aralıklarda katkıda bulunan işletmeler. Türkiye’de bu oran yaklaşık % 95 düzeyinde. Bugüne kadar makro dengelerde yaşanan yapısal sorunlar, işletmecilerin ve iktisatçıların birinci gündemini oluşturduğu için, mikro düzeydeki sorunların gündeme gelmesi gecikti ve ertelendi. Aile şirketlerindeki yönetim ve iletişim sorunları da, çözümü üzerinde kafa yorulması ertelenen problemlerin başında geliyor. Aile Şirketleri yazısına devam et

Ekonomide İç Piyasanın Önemi

TOBBTOBB’un kampanyası kapsamında yer alan sloganları izliyoruz. “Kimse işini kaybetmesin”, “pazara çık” gibi içeriklerin ortak noktası iç tüketim üzerindeki moral etkisini harekete geçirmek olmalı. İş aleminin ve hane halkının hassas olduğu kriz günlerinde, özellikle iç tüketim üzerinde moral önemli. Kampanya çerçevesinde, iç piyasadaki dinamikler üzerinde bazı görüşleri gözden geçirmek yararlı olabilir. Ekonomide İç Piyasanın Önemi yazısına devam et

Finansal Farkındalık Zamanı

Satranç TaşlarıGeçtiğimiz dört yıl, dünya ve Türkiye ekonomisindeki hızlı büyümenin sarhoşluğuyla geçti. Sarhoşluğun ardından gelen baş ağrısı, mide bulantısı, halsizlik, ‘bir daha mı?’ dedirtirken, yeni dönemin finansal modelini tartışmak gerekiyor. Tüketicinin, hane halkının, firmaların ve kamu kesiminin, iş yönetimi konusundaki gelişmelere ayak uydurması zaman alacak.

Fırtınanın en cezbeli olduğu anda gemisini karaya çıkarmaya çalışan kaptan, çalışıp-çabalarken kendine bir sürü söz verir. ‘Karaya sağ-salim çıkar da, eşimle, çoluk-çocuğumla kucaklaşıp, bir daha açık denizlere yelken açarsam, boyum devrilsin’. Güvertedeki personel; ‘kaptan, geminin batmaması için yükün bir kısmını denize atmamız lazım, nereden başlayalım?’ diye sorduğunda, sefere çıkarken çok değerli görünen yüklere şöyle bir göz ucuyla bakıp ‘bana niye soruyorsunuz, tabii ki, ağır olanlardan başlayın!’ diyecektir. Finansal Farkındalık Zamanı yazısına devam et

Manisa OSB’nin Hedefi Sürdürülebilir Rekabet Olmalı

Manisa OSB bugünlerde yönetim ve denetim organlarındaki değişiklikle gündemde. MOSB’nin özellikle yerel basında yer tutması, MOSB’nin geleceği ile ilgili diğer bazı başlıkların da vitrine çıkması için bir fırsat. Nitekim MOSB, Türkiye’deki sanayi politikalarının doğal bir sonucu olarak, önemli sorunlarla yüz yüze. Manisa OSB’nin Hedefi Sürdürülebilir Rekabet Olmalı yazısına devam et

Beş yüz Büyük Kuruluşun Yedisi Manisa’da…

Türkiye’de faaliyet gösteren kuruluşların ciroya göre sıralanmasıyla oluşan “500 Büyük Özel Şirket Araştırması” geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Manisa’dan (ciro bakımından) sadece yedi kuruluşun bu listede bulunması, -üretim tesisi yerleşimi bazında bu sayı 15’i geçebiliyor- Manisa OSB’nin ve çevresinde oluşan sanayileşmenin değerlendirilmesi bakımından bir fırsat olabilir. Beş yüz Büyük Kuruluşun Yedisi Manisa’da… yazısına devam et

Yatırım Araçlarında Geriye Dönük Verileri İhmal Etmeyelim…

Para ve sermaye piyasalarındaki güncel gelişmeler, küçük tasarrufçuyu fazlasıyla etki altına aldığı için, arada bir geçmişe dönük verileri de hatırlatmakta fayda var. Bireysel yatırımcı genellikle tek bir enstrümanla ilgili bilgileri takip ediyor. Finansal araçlar arasında seçim yaparken, bugünün koşullarının uzun bir süre devam edeceğini varsayanlar da yok değil. Yatırım Araçlarında Geriye Dönük Verileri İhmal Etmeyelim… yazısına devam et

Boş Şirket

İş idaresinde kabul görmüş genel geçer doğrular, Türkiye şartlarında tümüyle başka nedenlerle geçerlilik kazandı. Bugün dünyanın pek çok büyük şirketi üretimden elde ettiği cirosunu, toplam hasılatı içerisinde %10’a kadar düşürdü. Bu türden firmalara literatürde “boş şirket” adı veriliyor. Marka sahibi olmak, şirket merkezini sadece bir hizmet organizasyonuna dönüştürmeyi mümkün hale getirdi. Türkiye’de “boş şirket” tasarımını canlandırmaya gerek duyulması ise tercihten öte bir zorunluluk artık. Boş Şirket yazısına devam et

Kriz, Firmalar Açısından Yeni İhtiyaçlar Doğuracak…

İhtiyaçlar...Şirketlerin finansal kuruluşlarla ilişkileri gerginleştiği için kamuoyunda şikayetler arttı. İş alemi, ekonominin istikrar dönemlerinde peşinden koşan bankalar ve diğer finansal kuruluşların krizde kendilerine kolaylık göstermediğini, bankalar da koşulların değişmesi ile geçmişteki kredi şartlarının geçerli olamayacağını belirtiyorlar. Durum, fıkradaki gibi, iki tarafı da haklı bulan Nasreddin Hoca’nın, ‘Kadı efendi iki taraf da haklı olur mu?’ diye itiraz eden üçüncü kişiye, ‘sen de haklısın’ demesine benziyor. Kriz, Firmalar Açısından Yeni İhtiyaçlar Doğuracak… yazısına devam et

Sanayiciye Verilen Teşviklerin Etkisi

Vergi ve sosyal güvenlik alanında işveren lehine adımlar atılıyor. Sanayiciyi yakından ilgilendiren yatırımlarda, özellikle araştırma-geliştirme (AR-GE) alanındaki vergisel teşvikin %40’dan %100’e çıkarılması, imalat sanayindeki AR-GE yatırımı arayışlarını artırdı. Sosyal sigorta mevzuatında işveren payının azaltılması ve genç istihdamın teşviki diğer tamamlayıcı parçalar. Sanayiciye Verilen Teşviklerin Etkisi yazısına devam et

Sanayi Şirketlerinin Yeniden Yapılanması Manisa’yı Yakından İlgilendiriyor…

city-planning[1]Ekonomik yapıdaki değişiklikler, sanayi şirketlerindeki reorganizasyon hareketlerini güçlendirdi. Geçtiğimiz yıllarda imalat sanayi alanındaki bir çok uluslararası firma mülkiyet yapılarında değişiklikler yaptı. Satın almalar yoluyla büyüyenler, sermaye yapılarını güçlendirenler oldu. Bazı sanayi şirketleri ise, birleşmelerle büyümeyi tercih etti. Yurtdışında doğrudan yatırım yapan Türk şirketleri de sayıca artıyor.

İmalat sanayinde önemli yer tutan Manisa OSB, çevresindeki mal ve hizmet sağlayıcıları ile birlikte yeniden yapılanma hareketinden ayrı değerlendirilmemeli. Burnumuzun dibindeki ana sanayici grupların iktisadi kararları, bir çoğu Manisalı olan tedarikçileri yakından ilgilendiriyor. Sanayi Şirketlerinin Yeniden Yapılanması Manisa’yı Yakından İlgilendiriyor… yazısına devam et