Kategori arşivi: Makro Ekonomi

Ey okur! “başlığı sen seç, benim ateşim var”

Dışarıdaydım. Bir virüs kapmışım. Soğuk algınlığı zannettim. Önce ateş. Sonra vücutta döküntüler. Bildiğiniz “suçiçeği” çıktı.

Anneme sordum. Hatırlamıyor çocukken suçiçeği çıkarıp-çıkarmadığımı. Ateşim ara ara yükseliyor. Şu anki gibi. Yani, “Uğur Hoca’m, sen ekonomi yazıyordun n’apmışsın böyle?” diyen olursa, baştan söyleyeyim “raporluyum”. Ha, raporu da kabul etmeyen olursa, “efendim bu hafta serbest bilinç akışı yöntemiyle yazıyoruz” der çıkarız işin içinden. Ey okur! “başlığı sen seç, benim ateşim var” yazısına devam et

“Kazan, öldü”

Krizle ilgili dillendirilen türlü yorumlar arasında, Nasreddin Hoca’nın ünlü fıkrası, türev ürünlerle, karşılıksız kredilerle şişen piyasanın bugünü için yapılan en uygun benzetmelerden biri olsa gerek. Gerçekten de, ekonomi bir büyürken kredilerin beş kat büyümesi karşısında sessiz kalan yani “kazan doğurdu” deyince memnun olan komşunun hali, bugün “kazan öldü” deyince “olur mu hiç öyle şey?” cevabını veren piyasaların gidişine ne kadar da benziyor. “Kazan, öldü” yazısına devam et

Krizin Domino Taşları

Domino TaşlarıBorsada menkul kıymet alım-satımı yapan zengin bir işadamı, piyasada üstünlük elde etmek için iki yıl sonraki geleceğe yolculuk yapar. Oradayken zaman yolculuğuna başlamasından saatler sonra piyasada büyük bir çöküşün başladığını gazete arşivlerinden öğrenir. Sonra, tekrar bugüne dönerek bütün mal varlığını satarak elden çıkarır ve böylece haberini okuduğu çöküşü başlatmış olur. Piyasadaki hızlı ve ani düşüşte bütün zenginliğini kaybeden zaman makinesinin mucidi, açgözlülüğü yüzünden işadamını öldürür. Krizin Domino Taşları yazısına devam et

2008’in Hedefi: Sürdürülebilir Küçülme

Çıkmayı bilen inmeyi de bilmeli!

Türkiye ekonomisinin son yıllarda yakaladığı büyüme oranlarının sonuna yaklaşıldı. Dünya ekonomisinde yaşanan gelişmelerle birlikte, ülke içerisindeki koşullar da gelişme dinamiğini destekledi. Şimdi aynı koşullar, dünyayla birlikte Türkiye’yi de sürdürülebilir küçülmeye zorluyor. Küçülmeden kasıt tabii ki büyüme hızının yavaşlaması; reel bir küçülmeden söz etmiyoruz. Makro ekonomik politikalarla ilgili tedbirler uzun uzadıya yazılıp çiziliyor. Yeni bir iktisadi çevrimle karşı karşıya kalan üreticiler arasında en deneyimliler ise, dünya kriz literatürüne geniş katkılarda bulunan bizleriz. 2008’in Hedefi: Sürdürülebilir Küçülme yazısına devam et

Aklınız ner’deydi?

Fırtınalı denizde gemiyi yürütmek...Piyasalarda geçtiğimiz hafta başlayan dalgalanmanın şiddeti azalarak devam ediyor. Yine de hiçbir otorite, döviz, hisse senedi, faiz dengelerinin nasıl oluşacağını öngöremiyor. Amerikan Merkez Bankası’nın (FED) faiz hadlerinde yaptığı düzeltmeler, açıklamalar, durumu kurtarmaya yönelik girişimler. Bu noktada birkaç konuyu tartışmaya değer buluyorum. Aklınız ner’deydi? yazısına devam et

Borsada Yeni Açılımlar

Borsa endeksindeki gelişmeler, cari açık, döviz kuru, reel faizler, enflasyon oranı, birbiriyle etkileşen konular. Kurlara geçen hafta değindik. Borsadaki hızlı çıkış ise Türkiye ekonomisine yeni pencereler açabilecek nitelikte olabilir. 2006’nın borsa açısından kalıcı başarılar yılı olabilmesi için, beklenen ve olası gelişmelere işaret etmekte yarar var. Borsada Yeni Açılımlar yazısına devam et

Büyüme, İşsizlik ve Verimlilik

İki gün önce yayınlanan istihdam istatistikleri, Türkiye genelindeki işsizlik oranının, 2005 yılının Eylül ayı itibariyle % 9,7 olduğunu gösteriyor. Hesaplama tekniğindeki sınırlamalar bir yana, son 4 yıldaki % 25’lik büyümeye rağmen, işsizlik oranının düşmeye direnmesinin nedenleri üzerinde düşünmek, boş bir çaba sayılmaz sanıyorum. Büyüme, İşsizlik ve Verimlilik yazısına devam et

Vergi Oranlarında İndirim

Haftanın önemli olaylarından biri de geniş kesimleri ilgilendiren vergi oranlarında yapılan indirim oldu. Kurumlar Vergisi’nde %10, Gelir Vergisi’nde 5 puanlık indirim yapıldı. Bu oranlar 2006 takvim yılından itibaren geçerli olacak. Hükümetin vergi indirimleriyle ulaşmak istediği hedefin vergi hasılatı üzerindeki etkisi sınırlı olacak. Öte yandan, kararın vergi mükellefleri bakımından teşvik edici olduğu da ortada. Vergi Oranlarında İndirim yazısına devam et

Büyüme ve Cari Açık

2005 yılının ilk dokuz aylık döneminde Türkiye ekonomisi % 5,4 oranında büyüdü. Basına % 7 olarak yansıyan 2005 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin (Temmuz, Ağustos, Eylül) büyüme rakamı, kullanılmaya çok elverişli değil. Yine de, büyüme istatistikleri incelendiğinde 2005 yılı hedeflerine ulaşılacağı anlaşılıyor. Büyüme ve Cari Açık yazısına devam et

Ekonomide Psikolojik Faktörler

Hafta içinde açıklanan büyüme oranlarının, beklenenden yüksek olduğu anlaşıldı. Telsim’in satışıyla da önemli bir döviz girdisi sağlanması bekleniyor. Enflasyon düşüş eğilimini sürdürürken, cari açıktaki problemin kronikleşme eğilimi devam ediyor. İşsizlikle ilgili mevcut sorunlar sürüyor. Tüm bu şartlar birlikte değerlendirildiğinde, geniş kitlelerde beklenen memnuniyet duygusunun oluşmadığı görülüyor. Bu durumun nedenleri üzerinde düşünülürse, ekonomide psikolojik faktörlerin ne denli önemli olduğu anlaşılır. Ekonomide Psikolojik Faktörler yazısına devam et