Geçtiğimiz hafta açıklanan bazı veriler ,özellikle sanayi kesimindeki gelişmeler, akıllarda bazı soru işaretleri bıraktı. Sanayi üretiminde basında çıktığı şekliyle üretimin %20,9 daralma, aynı istatistiğin bir başka bakımdan değerlendirilmesini önledi. Önceki yılın aynı dönemine göre %20,9 daralan sanayi üretimi, bir önceki aya göre %13,4 genişleme göstermişti. Ekonomide “İvmelendirme Etkisi” Görülmeye Başlandı… yazısına devam et
ugur dundar tarafından yazılmış tüm yazılar
Enflasyonla İşsizlik Arasındaki Değiş-Tokuş Başladı…
Bugünlerde enflasyon oranının beklenenin altında gerçekleştiğini gözlemliyoruz. Türkiye ekonomisinin son yedi yıllık göstergelerini gözden geçirdiğimizde, işsizlikle enflasyon arasındaki bilinen değiş-tokuş ilişkisini bariz bir biçimde izleyememiştik. 2002 yılından bu yana enflasyonda görülen keskin düşüşe rağmen işsizliğin %10’un altına düşmesi de üstüne çıkışı da görülmemişti (%1’in altındaki değişimleri yok sayıyoruz). Bu noktada, hem geriye dönük bir değerlendirme yapmak için bir fırsat doğdu, hem de kriz ortamında enflasyon beklentisinin düşürülmemesi gerektiği bir kez daha ispatlanmış oldu. Enflasyonla İşsizlik Arasındaki Değiş-Tokuş Başladı… yazısına devam et
Ekonomide Yapısal Değişiklikler Kapıda…
Enflasyon hedefi revize edildi. Faiz dışı fazla hedefleri yeniden ele alındı. Büyüme ile ilgili performans kaybı herkesçe rahatlıkla telaffuz ediliyor. Petrol, elektrik, doğalgaz fiyatları üreticiyi ürün fiyatlarını yukarıya çekmeye zorluyor. Olanların en iyi tercümesi: stagflasyon; ekonomik durgunlukla enflasyonun bir arada görüldüğü makroekonomik durum. Ekonomide Yapısal Değişiklikler Kapıda… yazısına devam et
Kriz Ortamında Yatırım Kararlarını Gözden Geçirelim
Bugün krizden en fazla etkilenen firmalar, krizden önce yatırım yapmış olanlar. Bugün de çeşitli sebeplerle esen iyimser ya da kötümser rüzgarların etkisiyle benzer kararlar alınabileceği için, yatırım kararlarını gözden geçirmekten bahsetmek istiyorum. Kriz Ortamında Yatırım Kararlarını Gözden Geçirelim yazısına devam et
Hayır İşlerinden Sosyal Sorumluluğa
Her yıl Ramazan ayında hayır işleri toplumun gündemine geliyor. Bu defa Deniz Feneri Derneği ile ilgili tartışmalar, konunun boyutunu biraz daha kurumsal hale getirdi. Bu vesileyle bağışçıların ve hayırseverlerin bağışlarını kabul eden dernek ve vakıfların, şeffaflık, hesap verilebilirlik, kamuoyunu aydınlatma işlevleri sorgulanmaya başlandı. Hayır İşlerinden Sosyal Sorumluluğa yazısına devam et
Enflasyonda Artış Beklentisi Güçlendirilmeli…

Piyasada talebin yetersizliği nedeniyle oluşan krize karşı hükümetin aldığı tedbirler, ‘ürünler üzerindeki vergi yükünü hafifleterek harcamayı özendirmek’ şeklinde başladı. Tedbirlerin, benim de şahsen desteklediğim ama gecikmiş bulduğum bu ayağına karşın, Merkez Bankası, faiz hadlerini ve dolayısıyla geleceğe ilişkin enflasyon beklentisini düşürmeye başladı. Enflasyonda Artış Beklentisi Güçlendirilmeli… yazısına devam et
Seçim Sonuçları Ekonomiyi Yeniden Gündeme Yerleştirmeli…
Yapılan araştırmalar, ekonomik krizlerle siyasi iktidarların oy kayıpları arasında doğrudan bir ilişki olduğunu gösteriyor. Bu kez de öyle oldu. 2001 yılının son çeyreğinden bu yana ekonomi ilk kez küçülürken, iktidar partisinin oy oranı da düştü. Krizle ilgili olarak seçimin hemen öncesinde yapılan hamleler, seçmenin tüketim davranışını etkiledi ama, seçmen davranışını etkileyemedi. Seçim Sonuçları Ekonomiyi Yeniden Gündeme Yerleştirmeli… yazısına devam et
Ekonomide Aradığımız İstikrar Olmalı…
‘Dünya ile bütünleşme’, ‘küreselleşme’ kavramları, son on yılın en sık kullanılan ifadeleri oldu. Türkiye ekonomisinin dünya ile mal ve hizmet alış-verişi arttı. Avrupa Birliği ile müzakerelerin başlaması, yüksek faiz getirisi sağlayan bir ülke olarak Türkiye’nin dış yatırımlar bakımından cazip ülkeler arasında sayılmasına yol açtı. Buna karşın, krizle birlikte, ‘istikrar ve sürdürülebilirlik’, ekonomiler için önemli göstergelerden biri haline geldi. Türkiye ekonomisinin büyüme dinamikleri ise geriye dönük 30 yıllık bir perspektifte değerlendirildiğinde maalesef istikrar konusunda oldukça yetersiz kalıyor. Ekonomide Aradığımız İstikrar Olmalı… yazısına devam et
Seçilecek yerel yöneticiler Manisa ekonomisi için neler yapabilir?
Yerel seçimlere on gün kaldı. Belediye başkanı, meclis üyeleri ve il genel meclisi üyeleri seçilecek. Mahalle muhtarları belirlenecek. Diğer taraftan seçim sonrası oluşacak kadroları bekleyen sorunların çözümü Manisa’nın sadece önümüzdeki beş yılını etkilemeyecek. Eğer uzun vadeli çözümler üretilebilirse, Manisa, sahip olduğu ekonomik potansiyeli hayata geçirebilecek. Seçilecek yerel yöneticiler Manisa ekonomisi için neler yapabilir? yazısına devam et
Seçimden Önce ve Seçimden Sonraki Ekonomik Görünüm
Türkiye ekonomisinin seçimden önceki görünümü, özellikle sanayi üretiminde üretim ve kapasite kaybı, fiyat seviyesinde beklenenin altında bir artış, dış açıkta azalma, işsizlikte ise artış eğiliminin devam etmesi olarak özetlenebilir. Bu başlıkların ayrıntıları sorgulandığında ise enflasyon ve cari açıktaki olumlu seyrin aslında talep eksikliğinin doğal sonuçları olduğu görülebiliyor. Dünya genelindeki ekonomik daralmanın hammadde fiyatlarının ekonomi üzerindeki yükünü hafiflettiği de diğer önemli bir dönem profili. Son haftalarda döviz fiyatları üzerindeki yukarı yönlü hareketin, kamuoyunun dikkatini çeken önemli bir gelişme olduğunu da belirtelim. Seçimden Önce ve Seçimden Sonraki Ekonomik Görünüm yazısına devam et