Ekonomideki sorun demeti içinde gündemde en çok yer tutanı büyüme göstergeleri. Kamuoyunun gündeminde işlerin iyi veya kötüye gittiği şeklindeki yorumların dayanağı da aynı şekilde ekonominin yüzde kaç büyüdüğü. Güncel ekonomik koşullarla göstergeler arasında fark olduğu şeklindeki rivayetin doğruluğu da bir başka gündem konusu. İşler Ne Zaman Düzelir? yazısına devam et
ugur dundar tarafından yazılmış tüm yazılar
Aile Şirketleri
Aile şirketleri, gerek dünya gerekse Türkiye’de, ekonomiye %60’dan % 99’a kadar değişen aralıklarda katkıda bulunan işletmeler. Türkiye’de bu oran yaklaşık % 95 düzeyinde. Bugüne kadar makro dengelerde yaşanan yapısal sorunlar, işletmecilerin ve iktisatçıların birinci gündemini oluşturduğu için, mikro düzeydeki sorunların gündeme gelmesi gecikti ve ertelendi. Aile şirketlerindeki yönetim ve iletişim sorunları da, çözümü üzerinde kafa yorulması ertelenen problemlerin başında geliyor. Aile Şirketleri yazısına devam et
Eksi % 13,8
2009 yılının ilk üç ayında, Türkiye ekonomisinin %13,8 oranında küçüldüğü açıklandı. Krizin merkezindeki bir çok ülkeye göre çok yüksek bulunan bu oran, maalesef ekonomi literatürümüze tarihi resesyonlardan biri olarak geçecek boyutlarda. İlk çeyrek için geçerli olan bu oranın devam etmesini beklemiyoruz ama, neden bu noktaya geldiğimiz düşünüldüğünde kayda değer birkaç bulguyu not etmek gerekiyor. Eksi % 13,8 yazısına devam et
Ekonomide İç Piyasanın Önemi
TOBB’un kampanyası kapsamında yer alan sloganları izliyoruz. “Kimse işini kaybetmesin”, “pazara çık” gibi içeriklerin ortak noktası iç tüketim üzerindeki moral etkisini harekete geçirmek olmalı. İş aleminin ve hane halkının hassas olduğu kriz günlerinde, özellikle iç tüketim üzerinde moral önemli. Kampanya çerçevesinde, iç piyasadaki dinamikler üzerinde bazı görüşleri gözden geçirmek yararlı olabilir. Ekonomide İç Piyasanın Önemi yazısına devam et
Yeni Teşvik Sistemi ve Manisa’nın Beklentileri…
Hükümetin açıkladığı yeni teşvik sistemi ile ilgili ayrıntılar basında yeterli miktarda yer buldu. Hafta sonu davet edildiğim bir televizyon programında da bu konuyu uzun uzun konuştuk. Fakat yeni teşvik sisteminin avantaj ve dezavantajlarını, güçlü ve zayıf yönlerini daha kalıcı eleştirilerle ele almak gerektiğini düşünüyorum. Yeni Teşvik Sistemi ve Manisa’nın Beklentileri… yazısına devam et
Tünelin Ucundaki Işık
Merkez Bankası başkanının hafta içinde yaptığı açıklamayı izledik. Başkan Durmuş Yılmaz “tünelin ucunda ışık göründü ama bu ışık karşıdan gelen bir arabanın ışığı da olabilir” dedi. Yılmaz, “Öncü göstergelerdeki iyimser gelişmelerin devam ettiği”ni de açıklamalarına ekledi. Bugün tartışmak istediğimiz, ekonomi otoritelerinin temkinli olmasına yol açan faktörler. Tünelin Ucundaki Işık yazısına devam et
Çıkış Senaryoları
Krizin etkilerinin giderilmeye başladığı yönünde açıklamaların sayısı arttı. Bu konudaki fikrimi daha önce açıklamış olsam da, gerekçeleriyle birlikte yeniden ele almanın zamanı geldi diye düşünüyorum.
Önce krizden çıkışın ne anlama geldiği konusunda bir mutabakat sağlamak gerekiyor. Benim “krizden çıkış”tan anladığım, ekonominin krizin başlangıcında sahip olduğu performansına geri dönmesidir. Çıkış ile bunu kastediyorsak, 2009 yılının Kasım ayından itibaren yaraların sarılmış olacağını tahmin ediyordum. Halen aynı düşünceyi muhafaza ediyorum. Çıkış Senaryoları yazısına devam et
İşadamı Ekonomiyi İzlerken Ne Yapmalı?
Türkiye’de ekonomiyi izlemek, olanlardan bazı sonuçlar çıkarmak konusunda yaygın bir kafa karışıklığı olduğu için arada bir bu konu hakkında da yazmak gerekiyor. Ekonomik göstergelerin izlenmesi, bizim gibi 3-5 yılda bir düzenli krizlerle karşılaşılan bir ülkede zaten bir zorunluluktu. Artık, dünya ekonomisi de benzer bir dalgalanma eğilimi içerisine girince, iktisadi verilerin takibi ve yorumlanması ihtiyacı yaygınlaşmaya başladı. Bu konuda ahkam kesmenin en iyi yolu, bazı yanlışların altını çizmek ve doğruları anlamaya çalışmak olmalı.
Ekonomide Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak…
Geçtiğimiz günlerde Ankara’da katıldığım bir ekonomi yorumcuları-yazarları toplantısında ekonominin geleceği ile ilgili görüşler tartışıldı. Krizden sonra ekonomik ve ona bağlı toplumsal sorunların ana hatları ile anlaşılması için bu tür toplantılar yararlı oluyor. Basına yansımış olsa da, bir kez de biz bazı başlıkların altını çizmek istiyoruz. Bu başlıklar, yapılan toplantıların dışında dünya ve Türkiye ekonomisinde önümüzdeki dönemin tartışılması muhtemel sorunlarını da içermektedir. Ekonomide Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak… yazısına devam et
Krizin Finansmanı
Finansal kesimin kriz sırasındaki davranışları siyasetçilerin olduğu kadar tüketicilerin ve işadamlarının da tepkileriyle karşılaşıyor. Geçtiğimiz hafta açıklanan bankacılık kesiminin konsolide karlılığı rakamları tartışmanın bir parça daha alevlenmesine yol açtı. Krizle ilgili önlemler düşünülürken, tüm dünya öncelikle bankacılık kesimine büyük oranda destek sağlamıştı. Türkiye’de 2001 krizinden sonra bankacılığın disipline edilmesi, Türkiye’deki bankaların finansal görünüm olarak batıdakilerden daha az riskli durumda bulunmasını sağladı. Krizin Finansmanı yazısına devam et