Borsada menkul kıymet alım-satımı yapan zengin bir işadamı, piyasada üstünlük elde etmek için iki yıl sonraki geleceğe yolculuk yapar. Oradayken zaman yolculuğuna başlamasından saatler sonra piyasada büyük bir çöküşün başladığını gazete arşivlerinden öğrenir. Sonra, tekrar bugüne dönerek bütün mal varlığını satarak elden çıkarır ve böylece haberini okuduğu çöküşü başlatmış olur. Piyasadaki hızlı ve ani düşüşte bütün zenginliğini kaybeden zaman makinesinin mucidi, açgözlülüğü yüzünden işadamını öldürür. Krizin Domino Taşları yazısına devam et
Ekonomi Yorumlarının Anlaşılmazlığına Dair…
Altı yedi aydır ekonomide göreli bir daralma yaşanacağına ilişkin gözlemlerimizi bu köşeden aktarıyoruz. Konuştuğumuz iş sahipleri, esnaflar, işçiler, memurlar, emekliler velhasıl her kesimden insanın ise ekonominin gidişatı ile ilgili farklı yorumları var. Bu durum belki bir parça normal. Ama, iktisatçıların yorumları arasında bu denli farklılık bulunması düşündürücü. Ekonomi Yorumlarının Anlaşılmazlığına Dair… yazısına devam et
Bir Dekor Olarak Kurumsallaşma
Ülkemizin son yıllarda dünya ile olan alışverişi arttıkça, Türkiye’deki kurumsallaşma çalışmaları da ivme kazandı. Kurumsallaşma özellikle kaynak planlaması için biçilmiş kaftan. Bir işletme içindeki her operasyonun yazılı hale geldiği, sınırların, denetim alanının, prosedürlerin belirli olduğu bir yönetim biçimi. Elbette ilk bakışta arzulanan bir üslup. Ama kurumsallaşmanın da bir literatürü, estetiği, terminolojisi, finansman yapısı oluşmaya başladıkça, bu işin ithalinin de can sıkıcı bir hal aldığını görmemek mümkün değil. Bir Dekor Olarak Kurumsallaşma yazısına devam et
2008’in Hedefi: Sürdürülebilir Küçülme

Türkiye ekonomisinin son yıllarda yakaladığı büyüme oranlarının sonuna yaklaşıldı. Dünya ekonomisinde yaşanan gelişmelerle birlikte, ülke içerisindeki koşullar da gelişme dinamiğini destekledi. Şimdi aynı koşullar, dünyayla birlikte Türkiye’yi de sürdürülebilir küçülmeye zorluyor. Küçülmeden kasıt tabii ki büyüme hızının yavaşlaması; reel bir küçülmeden söz etmiyoruz. Makro ekonomik politikalarla ilgili tedbirler uzun uzadıya yazılıp çiziliyor. Yeni bir iktisadi çevrimle karşı karşıya kalan üreticiler arasında en deneyimliler ise, dünya kriz literatürüne geniş katkılarda bulunan bizleriz. 2008’in Hedefi: Sürdürülebilir Küçülme yazısına devam et
İş İdaresinde “Zamanın Ruhu”
Bugünün sanayi işletmeciliği finansal piyasalara bağımlılığı yüksek bir iş idaresini gerektiriyor. Ama ortada iktisadi faaliyetleri doğru değerlendirebileceğimiz bir para birimi bile yok. İş İdaresinde “Zamanın Ruhu” yazısına devam et
Hayırseverliğe Farklı Yaklaşımlar
Ramazan dolayısıyla hayırseverlik faaliyetleri hız kazandı. Kentleşmeyle ve çağın değişen koşullarıyla birlikte, bağış, yardım, zekat, fitre gibi farklı isim ve niyetlerle süren bağışçılık geleneği de çeşitleniyor. Bu konuda yapılan araştırmalar, bağışçılığın, gelir seviyesiyle ve doğal olarak geleceğe ilişkin beklentilerle doğru orantılı olduğunu gösteriyor. Bu arada, zaman içinde sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) birlikte yerel yönetim kuruluşlarının da, sosyal riskleri sınırlandırma konusunda daha duyarlı olmaya başladığı anlaşılıyor. Hayırseverliğe Farklı Yaklaşımlar yazısına devam et
Aklınız ner’deydi?
Piyasalarda geçtiğimiz hafta başlayan dalgalanmanın şiddeti azalarak devam ediyor. Yine de hiçbir otorite, döviz, hisse senedi, faiz dengelerinin nasıl oluşacağını öngöremiyor. Amerikan Merkez Bankası’nın (FED) faiz hadlerinde yaptığı düzeltmeler, açıklamalar, durumu kurtarmaya yönelik girişimler. Bu noktada birkaç konuyu tartışmaya değer buluyorum. Aklınız ner’deydi? yazısına devam et
Manisa’nın Parası Nerede?
Türkiye’de ekonomik gelişmenin önündeki en büyük engellerden biri olarak “sermaye yetersizliği” gösterilir. Bu nedenle Türkiye’de şahıslar, şirketler, devlet, hep dış tasarruflarla başka bir deyişle borçlanarak yatırım yapar. Burada kritik nokta, uzun vadede, yapılacak yatırımlarla geliri ve dolayısıyla tasarrufu kendine yeter hale getirmektir. Bu amaçla, tasarruf sahipleri ve fon ihtiyacı olanlar arasında, banka ve aracı kurumlar vasıtasıyla bir köprü kurulur. Ancak, tarım toplumlarında arz ve talep arasındaki sözkonusu köprü, genellikle resmi değil gayriresmi şekilde inşa edilir. İnsanlar tasarruflarını banka ve diğer kuruluşlarda değerlendirmek yerine yastık altında tutmayı tercih edebilir. Manisa’nın Parası Nerede? yazısına devam et
Borsada Yeni Açılımlar
Borsa endeksindeki gelişmeler, cari açık, döviz kuru, reel faizler, enflasyon oranı, birbiriyle etkileşen konular. Kurlara geçen hafta değindik. Borsadaki hızlı çıkış ise Türkiye ekonomisine yeni pencereler açabilecek nitelikte olabilir. 2006’nın borsa açısından kalıcı başarılar yılı olabilmesi için, beklenen ve olası gelişmelere işaret etmekte yarar var. Borsada Yeni Açılımlar yazısına devam et
Büyüme, İşsizlik ve Verimlilik
İki gün önce yayınlanan istihdam istatistikleri, Türkiye genelindeki işsizlik oranının, 2005 yılının Eylül ayı itibariyle % 9,7 olduğunu gösteriyor. Hesaplama tekniğindeki sınırlamalar bir yana, son 4 yıldaki % 25’lik büyümeye rağmen, işsizlik oranının düşmeye direnmesinin nedenleri üzerinde düşünmek, boş bir çaba sayılmaz sanıyorum. Büyüme, İşsizlik ve Verimlilik yazısına devam et