Kategori arşivi: Makro Ekonomi

IMF İstanbul’da kendi evinde; Ankara, İstanbul Deplasmanında

imfTam da “bayram değil seyran değil…” durumu. Uluslararası derecelendirme kuruluşları Türkiye’ye teveccüh gösteriyor! Aynı kuruluşların krizden önce batan bankalara tam not vermiş olduğunu hatırlamazsak son derece olumlu bir gelişme.

II. Dünya Savaşı sonrası “yeni dünya düzeni” ve yeni ekonomik konseptin oluştuğu yıllarda, Türkiye de dışa açık bir ekonomi politikasına adım atıyordu. Şimdi de krizin etkilerinde azalmanın başlayacağı söylenen günlerde (post-crisis era) yeniden İstanbul’da toplanılıyor. Dünya Bankası Grubu ve IMF Yıllık Toplantısı 6–7 Ekim 2009 tarihinde İstanbul’daki yapılmış olacak. Ama bana göre asıl kritik konu 5 Ekim günü yapılacak seminerler. Seminerlerin ortak başlığı: “Krizden sonra”. Bu başlık altında düzenlenen seminerlerde kriz sonrasında uygulanacak yeni finansal sistem tartışılacak. IMF İstanbul’da kendi evinde; Ankara, İstanbul Deplasmanında yazısına devam et

Ekonomik adaletsizlikler açılımın neresinde?

Ekonomik eşitsizlik her yerde!Açılımla ilgili konular tartışılırken konunun ekonomik boyutunu da gözden kaçırmamak gerekir. Bunu yaparken, demokrasinin gelişimi ile piyasa ekonomisinin yerleşikliği arasında bilinen bağlantıları tekrarlamaya gerek var mı, bilmiyorum. Ama açılımın dolaylı da olsa bir “gelir dağılımı” meselesi olduğu ortada.

Mesela, fırsat eşitliğinden söz edilecekse, Türkiye’nin tümü için durumun ne olduğunun doğru tespiti birincil husus olmalı. Türkiye genelindeki ekonomik eşitsizliklerin saptanması ve daha sonra tüm bölgesel eşitsizliklerin üzerine, bölgenin kendine özgü enstrümanlarını kullanarak gidilmesi sağlanmalıydı. Ekonomik adaletsizlikler açılımın neresinde? yazısına devam et

Hükümet hedefler konusunda bu defa gerçekçi mi?

ali_babacanÇarşamba günü (16.09.2009) açıklanan Orta Vadeli Program (OVP) başta IMF olmak üzere pek çok kesimden övgü aldı. Hedefler gerçekçi bulundu. Önlemler sıralandı.

Biz de bu defa özellikle işsizlik hedefi hariç, öngörüleri hayalci bulmadık. Hükümet hedefler konusunda bu defa gerçekçi mi? yazısına devam et

2009’un İkinci Çeyreğinde Kim Ne Kadar Küçüldü?

Küçülme, küçülme, küçül-me...Açıklanan büyüme rakamları (9 Eylül 09), beklendiği gibi bir küçülme ile karşı karşıya olunduğunu gösterdi. Tahminlerin büyük oranda %8’ler civarında oluşmasına rağmen küçülmenin bir puan daha düşük gerçekleşmesinin tabii ki çeşitli nedenleri var. Ama satır aralarında harcanmaması gereken gerçek, ilk çeyreğin büyüme hızı ile birlikte 2008 yılının büyüme rakamlarının da revize edilmiş olmasıydı. Ekonominin gidişatı ile ilgili en önemli fikri veren bilgilerin bu denli revize edilmesi düşündürücü. 2009’un İkinci Çeyreğinde Kim Ne Kadar Küçüldü? yazısına devam et

Enflasyon bildiğimiz gibi…

Son aylarda enflasyon beklentisini düşüren ekonomi otoritelerinin öngörülerinin aksine enflasyon oranı yıllık bazda %5 civarında tutunmaya devam ediyor. Buna karşın aylık bazda üretici fiyatları endeksi (ÜFE) % 0,42 olarak gerçekleşti.

Yıllık bazda düşmeye devam eden maliyetlerin tüketici fiyatlarına henüz yansımaması tüketicilerde fiyat seviyesinin daha da aşağıya düşeceği beklentisi oluşturarak harcamalarını öteleme eğilimlerini arttırıyor. Enflasyon bildiğimiz gibi… yazısına devam et

Demokratik Açılımın “A”sı Ramazan’ın “W” si…

W modelKocabaşlar bir haftadır “açılım”“saçılım” mı karar veremezken ve gelişmeler de ekonomik gündemden rol çalarken durum “kaçınım” haline geldi. Ama piyasa ekonomisi hala krizden çıkış senaryolarını emanet ettiği kâhinlere ihtiyaç duyduğuna göre, önümüzde uzun bir yol var demektir.

Biliyorsunuz krizle ilgili “yaratıcı” ifadeler, kendisini alfabenin çeşitli harfleri ile göstermeye başlamıştı. “V” ile hızlı bir çıkış, “U” ile dipte uzun bir süre oyalanan ama daha dik bir çıkış öngörülüyordu. Sonra benim de dâhil olduğum bir başka zümre “W” açılımı yaptı. Yani halk arasında “testere ağzı” olarak adlandırılan çıkış sembolü. Demokratik Açılımın “A”sı Ramazan’ın “W” si… yazısına devam et

Kamu Bankaları Olmasa Tüketici Yandı

06-bank-credit-card[1]Merkez Bankası verilerine göre kamu bankaları, tüketici için kritik önem taşıyan taksitli kredi kartlarında geçen yıla göre % 96,2’lık artışla tüketimin finansmanında önemli bir rol oynadı.

Kamu Bankaları özel bankaların %1,5 azalttığı kredi kartı finansmanlarına ek olarak, tüketici kredilerinde de %17’lik bir artış sağlayarak ekonomiye destek verdi. Özel bankaların taksitli ticari krediler, tüketici kredileri ve taksitli bireysel kredi kartları kategorilerinin tümünde düşüş görüldü. Kamu Bankaları Olmasa Tüketici Yandı yazısına devam et

Ekonomiyi Nasıl Gördüğünüz Nereden Baktığınıza Bağlı

vision[1]Son yazısında (Manisa Haber Gazetesi, 12 Ağustos 2009, “Ekonomi ve Dış Politika“) İktisadi Vizyon köşesine bir soru sorarak pas atan -krizin ortaya çıkardığı cevval köşe yazarı- Sayın İdris Şendil’in pasını göğsümüzde yumuşatalım. Sayın Şendil şirket bilançoları zarar görünürken, borsa endeksinin nasıl olup da yükseldiğini; insanların zarar eden şirketlere niçin ortak olmak isteyebileceklerini açıklamamı rica etmiş. Elimizdeki verilere ve ekonominin gerçeklerine göre bu konuyu analiz edelim. Ekonomiyi Nasıl Gördüğünüz Nereden Baktığınıza Bağlı yazısına devam et

Tek çiçekle bahar gelmez

Bahar ve ciceklerBorsa yükseliyor, faizler düşüyor, dış piyasalarda bir filizlenme var. Kur ve enflasyonun seyri de öyle. Bilançonun diğer tarafı içinse aynı şeyi söylemek mümkün değil. Tüketici güveni dışında sanayi üretimi ve milli gelir geriye doğru gitmeye devam ediyor. İstihdam ve sanayi üretimi hakeza, istihdam da öyle. Vatandaş bunları alt alta koyduğunda doğal olarak kafası karıştığı için, gerçekte gidişatın ne yönde olduğunu sınıflandırmak daha doğru olmalı. Tek çiçekle bahar gelmez yazısına devam et

İşler Ne Zaman Düzelir?

ne zaman ve nasıl?Ekonomideki sorun demeti içinde gündemde en çok yer tutanı büyüme göstergeleri. Kamuoyunun gündeminde işlerin iyi veya kötüye gittiği şeklindeki yorumların dayanağı da aynı şekilde ekonominin yüzde kaç büyüdüğü. Güncel ekonomik koşullarla göstergeler arasında fark olduğu şeklindeki rivayetin doğruluğu da bir başka gündem konusu. İşler Ne Zaman Düzelir? yazısına devam et