Fon kelimesi Latince kökenli, Fundus’tan geliyor; “dip, yer, toprak, çiftlik, gelir getiren mülk” anlamında… Fransızcaya “fond” şeklinde geçmiş ki “zemin, dip, arka plan” manasına da geliyor. İngilizcedeki “foundation” bizdeki “vakıf” kelimesinin karşılığıdır. Borsadaki uygulamaya bakılırsa belki de yanlış anlaşıldı: Kuruculara bakmakla yükümlü bir mali piyasa enstrümanı olarak…
Sermaye piyasalarının Türkiye’deki geçmişi yeni sayılır: 40 yıl.
Demek, 200 yıllık modernitenin ancak %20’si kadar bir tecrübemiz var borsa konusunda… Galatalı bankerleri saymazsak ki onlar da daha çok borçlanma aracı ürettikleri için modern anlamda borsacı sayılmayabilirler.
Bugünlerde borsanın umulmadık ölçüde hareketlenmesi, IMF ile imzalanacak bir anlaşmanın eli kulağında olduğu haberleri ve döviz kurunun seyri, 2010 yılının finansman planları konusunda hesapların yeniden gözden geçirilmesine ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor. Bu bakımdan, özellikle Türkiye ekonomisi ile ilgili bazı ezberlerin gözden geçirilmesi için çok uygun bir yıl olabilir 2010.
Ekonominin %10’dan fazla küçüldüğü bir dönemde borsa endeksinin iki kattan fazla artması tartışmaları beraberinde getirdi. Borsa ile ilgili güncel yorumlara bakılırsa birkaç görünür neden yok sayılmaz. Ama aslında küçük yatırımcının mağdur olması için gerekli tüm şartların oluştuğu bu dönemde, borsa gerçekten yükseldi mi yoksa şişti mi bunu tartışmak gerekir. Ne de olsa bizde borsa ancak 1980’li yılların ikinci yarısında faaliyete geçebildiği için, sadece endeks değeriyle İMKB’yi tartışmak hatanın en büyüğü olur.
Son yazısında (Manisa Haber Gazetesi, 12 Ağustos 2009, “Ekonomi ve Dış Politika“) İktisadi Vizyon köşesine bir soru sorarak pas atan -krizin ortaya çıkardığı cevval köşe yazarı- Sayın İdris Şendil’in pasını göğsümüzde yumuşatalım. Sayın Şendil şirket bilançoları zarar görünürken, borsa endeksinin nasıl olup da yükseldiğini; insanların zarar eden şirketlere niçin ortak olmak isteyebileceklerini açıklamamı rica etmiş. Elimizdeki verilere ve ekonominin gerçeklerine göre bu konuyu analiz edelim.