2009 yılının ilk üç ayında, Türkiye ekonomisinin %13,8 oranında küçüldüğü açıklandı. Krizin merkezindeki bir çok ülkeye göre çok yüksek bulunan bu oran, maalesef ekonomi literatürümüze tarihi resesyonlardan biri olarak geçecek boyutlarda. İlk çeyrek için geçerli olan bu oranın devam etmesini beklemiyoruz ama, neden bu noktaya geldiğimiz düşünüldüğünde kayda değer birkaç bulguyu not etmek gerekiyor. Eksi % 13,8 yazısına devam et
Kategori arşivi: Kriz
Tünelin Ucundaki Işık
Merkez Bankası başkanının hafta içinde yaptığı açıklamayı izledik. Başkan Durmuş Yılmaz “tünelin ucunda ışık göründü ama bu ışık karşıdan gelen bir arabanın ışığı da olabilir” dedi. Yılmaz, “Öncü göstergelerdeki iyimser gelişmelerin devam ettiği”ni de açıklamalarına ekledi. Bugün tartışmak istediğimiz, ekonomi otoritelerinin temkinli olmasına yol açan faktörler. Tünelin Ucundaki Işık yazısına devam et
Çıkış Senaryoları
Krizin etkilerinin giderilmeye başladığı yönünde açıklamaların sayısı arttı. Bu konudaki fikrimi daha önce açıklamış olsam da, gerekçeleriyle birlikte yeniden ele almanın zamanı geldi diye düşünüyorum.
Önce krizden çıkışın ne anlama geldiği konusunda bir mutabakat sağlamak gerekiyor. Benim “krizden çıkış”tan anladığım, ekonominin krizin başlangıcında sahip olduğu performansına geri dönmesidir. Çıkış ile bunu kastediyorsak, 2009 yılının Kasım ayından itibaren yaraların sarılmış olacağını tahmin ediyordum. Halen aynı düşünceyi muhafaza ediyorum. Çıkış Senaryoları yazısına devam et
Krizin Finansmanı
Finansal kesimin kriz sırasındaki davranışları siyasetçilerin olduğu kadar tüketicilerin ve işadamlarının da tepkileriyle karşılaşıyor. Geçtiğimiz hafta açıklanan bankacılık kesiminin konsolide karlılığı rakamları tartışmanın bir parça daha alevlenmesine yol açtı. Krizle ilgili önlemler düşünülürken, tüm dünya öncelikle bankacılık kesimine büyük oranda destek sağlamıştı. Türkiye’de 2001 krizinden sonra bankacılığın disipline edilmesi, Türkiye’deki bankaların finansal görünüm olarak batıdakilerden daha az riskli durumda bulunmasını sağladı. Krizin Finansmanı yazısına devam et
Ekonomide “İvmelendirme Etkisi” Görülmeye Başlandı…
Geçtiğimiz hafta açıklanan bazı veriler ,özellikle sanayi kesimindeki gelişmeler, akıllarda bazı soru işaretleri bıraktı. Sanayi üretiminde basında çıktığı şekliyle üretimin %20,9 daralma, aynı istatistiğin bir başka bakımdan değerlendirilmesini önledi. Önceki yılın aynı dönemine göre %20,9 daralan sanayi üretimi, bir önceki aya göre %13,4 genişleme göstermişti. Ekonomide “İvmelendirme Etkisi” Görülmeye Başlandı… yazısına devam et
Kriz Ortamında Yatırım Kararlarını Gözden Geçirelim
Bugün krizden en fazla etkilenen firmalar, krizden önce yatırım yapmış olanlar. Bugün de çeşitli sebeplerle esen iyimser ya da kötümser rüzgarların etkisiyle benzer kararlar alınabileceği için, yatırım kararlarını gözden geçirmekten bahsetmek istiyorum. Kriz Ortamında Yatırım Kararlarını Gözden Geçirelim yazısına devam et
Enflasyonda Artış Beklentisi Güçlendirilmeli…

Piyasada talebin yetersizliği nedeniyle oluşan krize karşı hükümetin aldığı tedbirler, ‘ürünler üzerindeki vergi yükünü hafifleterek harcamayı özendirmek’ şeklinde başladı. Tedbirlerin, benim de şahsen desteklediğim ama gecikmiş bulduğum bu ayağına karşın, Merkez Bankası, faiz hadlerini ve dolayısıyla geleceğe ilişkin enflasyon beklentisini düşürmeye başladı. Enflasyonda Artış Beklentisi Güçlendirilmeli… yazısına devam et
Seçimden Önce ve Seçimden Sonraki Ekonomik Görünüm
Türkiye ekonomisinin seçimden önceki görünümü, özellikle sanayi üretiminde üretim ve kapasite kaybı, fiyat seviyesinde beklenenin altında bir artış, dış açıkta azalma, işsizlikte ise artış eğiliminin devam etmesi olarak özetlenebilir. Bu başlıkların ayrıntıları sorgulandığında ise enflasyon ve cari açıktaki olumlu seyrin aslında talep eksikliğinin doğal sonuçları olduğu görülebiliyor. Dünya genelindeki ekonomik daralmanın hammadde fiyatlarının ekonomi üzerindeki yükünü hafiflettiği de diğer önemli bir dönem profili. Son haftalarda döviz fiyatları üzerindeki yukarı yönlü hareketin, kamuoyunun dikkatini çeken önemli bir gelişme olduğunu da belirtelim. Seçimden Önce ve Seçimden Sonraki Ekonomik Görünüm yazısına devam et
“El Elin Eşeğini Türkü Söyleyerek Arar”
Krizden önce “felaket tellallığı” ile suçlanan bu satırların yazarı, kriz çıktı diye sevinecek değil. Ortada genel bir sorun varsa bundan herkes gibi biz de etkileneceğiz. Aklıma 1999 depreminden sonra yapılan yorumlar geliyor. Bir bilim adamı; “Çok güzel bir deprem oldu, büyük bir depremin tüm aşamalarını gözlemleyebildik” mealinde sözler söylemişti. Gülelim mi, ağlayalım mı şaşırmıştık. “El Elin Eşeğini Türkü Söyleyerek Arar” yazısına devam et
Krizden Çıkışla İlgili Görüş Ayrılıkları…
Krizin ne zaman sona ereceği ile ilgili farklı görüşler arasında en tutarlı olanı, 2009 yılının sonunda ekonominin rahatlamaya başlayacağını tahmin edenler olmalı. Şahsen benim görüşüm, 2009 yılının tamamıyla yitirilmeyeceği yönünde. 2009 yılının Ekim-Kasım aylarından itibaren ekonomide göreli bir rahatlamanın yaşanacağını düşünmek için yeterince teknik veri mevcut görünüyor. Krizden Çıkışla İlgili Görüş Ayrılıkları… yazısına devam et