Kategori arşivi: Kriz

Kriz Felsefesi

 Kriz insanı sersemletir mi?

Krizle ilgili değerlendirmeler, artık güncel iktisadi istatistiklerin yorumlanması aşamasını çoktan geçti. Yorumlar, bundan sonra dünyayı ve Türkiye’yi nelerin beklediği noktasında yoğunlaştı. Bu analizler içerisinde en değerli olanlar, ekonomik yaşamın bugünkü haliyle yeni krizler üreteceğini öngörebilenler olmalı. Bu açıdan önce, daha düşük bir denge düzeyinde oluşacağı anlaşılan talep-arz eşitliğinin hangi dinamiklerden beslendiğine bir göz atalım. Ardından, temel sorunların çözümü ile ilgili görüşlere değinelim. Kriz Felsefesi yazısına devam et

Krizin finansal göstergelerden başka anlamı yok mu?

rates, rates...

Tarih gösteriyor ki; ekonomik krizlerle siyasal yapılar arasında doğrudan bir ilişki var. Ekonomik krizin yol açtığı en kısa vadeli sonuç, kriz sırasında iktidarda olanların güç kaybettiği. Bugünlerde içinde bulunulan süreç, sadece tek bir ülke veya bölgede değil, tüm yerkürede hissediliyor. Öyleyse, önümüzdeki yıllarda bir çok ülkenin siyasi yapısında değişikler gözlemlenebilecek. Bu farklılaşmaların, ne yönde ve hangi şiddete olabileceğini ise ekonomik krizin etki gücü tayin edebilecek. Krizin finansal göstergelerden başka anlamı yok mu? yazısına devam et

Dil ile bağlanan, diş ile çözülmez!

Kaşgarlı MahmutKrize dair çözüm önerilerini değerlendirirken, Albert Einstein’a ait bir söz sıklıkla aklıma geliyor: “Problemler, onları ortaya çıkaran düşünce seviyesiyle çözülmez.”  Ülkelere derecelendirme notu veren kuruluşlar, hükümetler, merkez bankaları, yatırım bankaları, mevduat toplayıp, kredi veren binlerce banka, yatırımcı ve bir kısım tüketici el ele verip gelişine göz yumdukları krizle ilgili çözüm önerileri üretiyorlar. Bir kısmının doğruluk payı da oldukça yüksek. Doğru olmalarının nedeni de, krizin nasıl ortaya çıktığını birinci elden takip etmiş olmaları. Fakat Einstein uzun vadede haklı çıkacak da olsa, kısa vadede başlıktaki sözün sahibi Kaşgarlı Mahmut’a hak vermek gerekir.

Dil ile bağlanan, diş ile çözülmez! yazısına devam et

Krizle ilgili olarak demeçlerin dışında ne yapılacak?

Tekrarlayan demeçler insanları etkilemiyor.

Paranın zaman değeri artıyor. İşletmelerin, değerleme yöntemleri, operasyonlarında hangi departmanlara ağırlık verecekleri konusunda 2001 ve öncesi pratiklerini gözden geçirmeleri gerekiyor. İlginin üretimden nakite kaydığı dönemlerde, firmalar örnekleme yoluyla döneme özgü bir algı geliştirmeden büyük zararlara katlanmak zorunda kalabilirler.

Krizle ilgili olarak demeçlerin dışında ne yapılacak? yazısına devam et

Bizde Böyle… Her şey Özelleştirilir, Kriz Kamulaştırılır

ekonomik krizLafın sonuna geldik. Zamanında yazdık, bitirdik, hatmettik. Fakat, asıl şimdi krizle ilgili değerlendirme yapmak farz oldu. Bu iş böyledir. Bir sene kriz yazarsınız. Ama, komşu teyzenin oğlu fabrikadaki işinden çıkarılmadan, kimse için kriz, henüz kriz değildir. Bizde Böyle… Her şey Özelleştirilir, Kriz Kamulaştırılır yazısına devam et

“Demedim mi?” Krizi…

Eski Çin’de bir efendi, hekimler ailesinden bir hekime, meslekte hangisinin daha hünerli olduğunu sormuş. Adı Çin’de tıp bilimiyle özdeşleşecek kadar ünlenmiş bu hekim, şöyle yanıtlamış onu: “En büyük ağabeyim hastalığın ruhunu daha şekillenmeden görüp uzaklaştırır; bu nedenle adı evin dışına çıkmamıştır. Ortanca ağabeyim hastalıkları daha çok başlangıcında sağaltır; bu nedenle adı mahallenin dışına çıkmamıştır. Bana gelince, ben damarları deler, ilaçlar yazar, tene masajlar yaparım: Bu nedenle adım zaman zaman dışarı çıkıp efendilerin kulağına dek ulaşır” “Demedim mi?” Krizi… yazısına devam et

Krizlerde Her Zaman “Anna Karenina İlkesi” Geçerlidir

Tüm zamanların en usta yazarı uzanmış okuyor...

Geriye dönüp krizlerin nedenlerini ve sonuçlarını düşünürken, Tolstoy’un ünlü romanındaki unutulmaz başlangıç cümlesi aklıma geldi: “Bütün mutlu aileler birbirine benzer; mutsuz ailelerin mutsuzluğu ise kendine özgüdür (farklı biçimlerde mutsuzdur)”. “Sadece bu cümle bile, bir yazarı, büyük yazar yapmaya yeter” diye düşündüm. Hatta , bu cümleyi bir fizyolog, hayvanların evcilleştirilmesi sürecine uyarlayıp, adına da “Anna Karenina İlkesi” demiş. (Jared Diamond, Tüfek, Mikrop ve Çelik, TÜBİTAK,1997) Krizlerde Her Zaman “Anna Karenina İlkesi” Geçerlidir yazısına devam et

Krizin Domino Taşları

Domino TaşlarıBorsada menkul kıymet alım-satımı yapan zengin bir işadamı, piyasada üstünlük elde etmek için iki yıl sonraki geleceğe yolculuk yapar. Oradayken zaman yolculuğuna başlamasından saatler sonra piyasada büyük bir çöküşün başladığını gazete arşivlerinden öğrenir. Sonra, tekrar bugüne dönerek bütün mal varlığını satarak elden çıkarır ve böylece haberini okuduğu çöküşü başlatmış olur. Piyasadaki hızlı ve ani düşüşte bütün zenginliğini kaybeden zaman makinesinin mucidi, açgözlülüğü yüzünden işadamını öldürür. Krizin Domino Taşları yazısına devam et

2008’in Hedefi: Sürdürülebilir Küçülme

Çıkmayı bilen inmeyi de bilmeli!

Türkiye ekonomisinin son yıllarda yakaladığı büyüme oranlarının sonuna yaklaşıldı. Dünya ekonomisinde yaşanan gelişmelerle birlikte, ülke içerisindeki koşullar da gelişme dinamiğini destekledi. Şimdi aynı koşullar, dünyayla birlikte Türkiye’yi de sürdürülebilir küçülmeye zorluyor. Küçülmeden kasıt tabii ki büyüme hızının yavaşlaması; reel bir küçülmeden söz etmiyoruz. Makro ekonomik politikalarla ilgili tedbirler uzun uzadıya yazılıp çiziliyor. Yeni bir iktisadi çevrimle karşı karşıya kalan üreticiler arasında en deneyimliler ise, dünya kriz literatürüne geniş katkılarda bulunan bizleriz. 2008’in Hedefi: Sürdürülebilir Küçülme yazısına devam et