Anayasa Mahkemesi, yabancıların finansal yatırım araçlarından elde ettiği kârlara sıfır stopaj uygulamasını iptal etti. İptal edilen düzenlemeye göre, hisse senedi dışındaki işlemlerden yerli yatırımcılardan %10, yabancı yatırımcılardan ise sıfır oranında stopaj kesintisi yapılıyordu.
Anayasa Mahkemesi’nin kararına göre, hükümet sıfır stopaj uygulaması konusunda yeni bir düzenlemeyi dokuz aylık süre içerisinde tamamlamak zorunda. Süre tamamlanmadan önce, hükümetin ya yabancıların işlemlerine de stopaj uygulamasına gitmesi, ya da yerli yatırımcının da sıfır oranından yararlanabilmesini sağlaması gerekiyor. Yabancılara “Sıfır Stopaj” Uygulamasına Dokuz Ay Süre yazısına devam et
Manisa’da düzenlenen 18. Yerel Medya Semineri’nin ilk gününe İstanbul’dan gelen yönetmen dostum Ardıç Özçinik’le birlikte katıldık. Daha önce Türkiye’nin çeşitli illerinde yapılan seminerin başlangıcını müteakip, yerel basınla ilgili fotoğraf sergisinin açılışına da çevre illerden birçok basın mensubu katıldı.
Ekonominin %10’dan fazla küçüldüğü bir dönemde borsa endeksinin iki kattan fazla artması tartışmaları beraberinde getirdi. Borsa ile ilgili güncel yorumlara bakılırsa birkaç görünür neden yok sayılmaz. Ama aslında küçük yatırımcının mağdur olması için gerekli tüm şartların oluştuğu bu dönemde, borsa gerçekten yükseldi mi yoksa şişti mi bunu tartışmak gerekir. Ne de olsa bizde borsa ancak 1980’li yılların ikinci yarısında faaliyete geçebildiği için, sadece endeks değeriyle İMKB’yi tartışmak hatanın en büyüğü olur.
2006 yılından bugüne hedeflediği enflasyon oranını tutturamayan Merkez Bankası, enflasyon hedefleri konusunda 2009 yılı sonu itibariyle rüştünü ispat etmeye hazırlanıyor.
Bugünlerde IMF ve Dünya Bankası yetkililerini izliyor musunuz?
Tam da “bayram değil seyran değil…” durumu. Uluslararası derecelendirme kuruluşları Türkiye’ye teveccüh gösteriyor! Aynı kuruluşların krizden önce batan bankalara tam not vermiş olduğunu hatırlamazsak son derece olumlu bir gelişme.
Son bir yılda %3 oranında artan işsizlik oranı, Hükümeti yeni teşvik paketleri uygulamaya yönlendiriyor.
Açılımla ilgili konular tartışılırken konunun ekonomik boyutunu da gözden kaçırmamak gerekir. Bunu yaparken, demokrasinin gelişimi ile piyasa ekonomisinin yerleşikliği arasında bilinen bağlantıları tekrarlamaya gerek var mı, bilmiyorum. Ama açılımın dolaylı da olsa bir “gelir dağılımı” meselesi olduğu ortada.
KOSGEB tarafından verilecek hizmetler ve desteklerden yararlanacak Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelere İlişkin Sektörel ve Bölgesel Önceliklerin Belirlenmesi Hakkında Karar 18 Eylül 2009 tarih ve 27353 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Çarşamba günü (16.09.2009) açıklanan Orta Vadeli Program (OVP) başta IMF olmak üzere pek çok kesimden övgü aldı. Hedefler gerçekçi bulundu. Önlemler sıralandı.