Bilinen ressamlardan, Kandinsky (1866 – 1944) resimlerinde bazen iç içe geçmiş geometrik biçimler görüyoruz.
Türkiye’nin NATO’nun genişlemesinde oynadığı rol, AB ülkelerine yapılan havacılık ve savunma sanayi ürün satışları, Türk Devletleri Teşkilatı toplantısı ile Mekke İttifakı yakın tarihlerde bir araya gelince söz konusu gelişmelerin bir harita üzerinde nasıl göründüğüne bakmak istedim.
3’lü, 5’li, 15’li ittifaklar haritada birbirinin üzerine binen, kesişen geometrik şekiller meydana getirdi. Bunları renklendirdiğinizde ortaya bir Kandinsky Kompozisyonu çıktı. Birbirinin üzerine binen renkler kendi renklerini kaybediyor, yeni bir renk meydana getiriyordu.
AB’nin mavisi NATO’nun daha açık mavisi ile karışınca rengi açılıyor. Doğu’ya doğru gittikçe, turkuaz bölgesinde iyiden iyiye ağırlığını kaybediyordu. Turkuazın aşağıya Ortadoğu’ya yolculuğu ise yüksek çatışma bölgelerinin kırmızısıyla karışınca beklenmedik bir Arap Yarımadası yeşiline dönüşüyordu.
Carl von Clausewitz (1780 – 1831) “Savaş, politikanın başka araçlarla sürülmesinden başka bir şey değildir.” diyordu. Evet doğru. Devamı şöyle getirilebilir o cümlenin: Politika ise devlet kültürleri üzerinde değiş-tokuşlar yaratan askeri-endüstriyel kompleksle birlikte ekonomilerin rengini alır.
Türkiye, Asya, Körfez ve Arap Yarımadası’nın tasarruf fazlasını ithal ederken bu bölgelere çağdaş bir yönetim ve üretim kültürünü ihraç etmek, Emevi feodalitesine kol kanat germeden Şia mezhepçiliğinden imtina etmek, iki nükleer güç sahibi arasında tercih kullanırken (Pakistan) komşusu İran’la barış içinde yaşamak, Pax Americana’nın bakiye güçleri ile kendi gücü arasında denge kurmak gibi bir karmaşayı Kandinsky Doktrini diye adlandırabileceğimiz biçimde kendi içinde düzenli bir armoniye dönüştürmüş görünüyor.
Bu doktrin, günlük hayatımızdan devlet yönetimine kadar her alanın rengini, sesini yeniden tanımlayacak.
İktisadi Vizyon’daki ‘Savunma Sanayinde Kavramsal Dönüşüm’, veya ‘Yeni Bir Türk Askeri Ekosferinin Gereklilikleri’ ve ‘Türk Ekonomisinin Tasarruf Açığını Yönetmesi İçin Yeni Yöntemlere İhtiyacı Var’ yazılarında farklı boyutlarıyla tartıştığımız yeni eksenlerin, Türkiye’de ekonomiden politikaya, sanayileşmeden estetiğe farklı alanları dönüştüreceği, bir değiş-tokuş yaratacağı muhakkak.
Bu değiş-tokuşun denge-kontrol sistemini de bir başka yazıda tartışalım. Şöyle ki; Kandinsky’nin bir de ‘Müzik Teorisi’ var.