Hükümetin açıkladığı yeni teşvik sistemi ile ilgili ayrıntılar basında yeterli miktarda yer buldu. Hafta sonu davet edildiğim bir televizyon programında da bu konuyu uzun uzun konuştuk. Fakat yeni teşvik sisteminin avantaj ve dezavantajlarını, güçlü ve zayıf yönlerini daha kalıcı eleştirilerle ele almak gerektiğini düşünüyorum. Yeni Teşvik Sistemi ve Manisa’nın Beklentileri… yazısına devam et
Tünelin Ucundaki Işık
Merkez Bankası başkanının hafta içinde yaptığı açıklamayı izledik. Başkan Durmuş Yılmaz “tünelin ucunda ışık göründü ama bu ışık karşıdan gelen bir arabanın ışığı da olabilir” dedi. Yılmaz, “Öncü göstergelerdeki iyimser gelişmelerin devam ettiği”ni de açıklamalarına ekledi. Bugün tartışmak istediğimiz, ekonomi otoritelerinin temkinli olmasına yol açan faktörler. Tünelin Ucundaki Işık yazısına devam et
Çıkış Senaryoları
Krizin etkilerinin giderilmeye başladığı yönünde açıklamaların sayısı arttı. Bu konudaki fikrimi daha önce açıklamış olsam da, gerekçeleriyle birlikte yeniden ele almanın zamanı geldi diye düşünüyorum.
Önce krizden çıkışın ne anlama geldiği konusunda bir mutabakat sağlamak gerekiyor. Benim “krizden çıkış”tan anladığım, ekonominin krizin başlangıcında sahip olduğu performansına geri dönmesidir. Çıkış ile bunu kastediyorsak, 2009 yılının Kasım ayından itibaren yaraların sarılmış olacağını tahmin ediyordum. Halen aynı düşünceyi muhafaza ediyorum. Çıkış Senaryoları yazısına devam et
İşadamı Ekonomiyi İzlerken Ne Yapmalı?
Türkiye’de ekonomiyi izlemek, olanlardan bazı sonuçlar çıkarmak konusunda yaygın bir kafa karışıklığı olduğu için arada bir bu konu hakkında da yazmak gerekiyor. Ekonomik göstergelerin izlenmesi, bizim gibi 3-5 yılda bir düzenli krizlerle karşılaşılan bir ülkede zaten bir zorunluluktu. Artık, dünya ekonomisi de benzer bir dalgalanma eğilimi içerisine girince, iktisadi verilerin takibi ve yorumlanması ihtiyacı yaygınlaşmaya başladı. Bu konuda ahkam kesmenin en iyi yolu, bazı yanlışların altını çizmek ve doğruları anlamaya çalışmak olmalı.
Ekonomide Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak…
Geçtiğimiz günlerde Ankara’da katıldığım bir ekonomi yorumcuları-yazarları toplantısında ekonominin geleceği ile ilgili görüşler tartışıldı. Krizden sonra ekonomik ve ona bağlı toplumsal sorunların ana hatları ile anlaşılması için bu tür toplantılar yararlı oluyor. Basına yansımış olsa da, bir kez de biz bazı başlıkların altını çizmek istiyoruz. Bu başlıklar, yapılan toplantıların dışında dünya ve Türkiye ekonomisinde önümüzdeki dönemin tartışılması muhtemel sorunlarını da içermektedir. Ekonomide Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak… yazısına devam et
Krizin Finansmanı
Finansal kesimin kriz sırasındaki davranışları siyasetçilerin olduğu kadar tüketicilerin ve işadamlarının da tepkileriyle karşılaşıyor. Geçtiğimiz hafta açıklanan bankacılık kesiminin konsolide karlılığı rakamları tartışmanın bir parça daha alevlenmesine yol açtı. Krizle ilgili önlemler düşünülürken, tüm dünya öncelikle bankacılık kesimine büyük oranda destek sağlamıştı. Türkiye’de 2001 krizinden sonra bankacılığın disipline edilmesi, Türkiye’deki bankaların finansal görünüm olarak batıdakilerden daha az riskli durumda bulunmasını sağladı. Krizin Finansmanı yazısına devam et
Ekonomide “İvmelendirme Etkisi” Görülmeye Başlandı…
Geçtiğimiz hafta açıklanan bazı veriler ,özellikle sanayi kesimindeki gelişmeler, akıllarda bazı soru işaretleri bıraktı. Sanayi üretiminde basında çıktığı şekliyle üretimin %20,9 daralma, aynı istatistiğin bir başka bakımdan değerlendirilmesini önledi. Önceki yılın aynı dönemine göre %20,9 daralan sanayi üretimi, bir önceki aya göre %13,4 genişleme göstermişti. Ekonomide “İvmelendirme Etkisi” Görülmeye Başlandı… yazısına devam et
Enflasyonla İşsizlik Arasındaki Değiş-Tokuş Başladı…
Bugünlerde enflasyon oranının beklenenin altında gerçekleştiğini gözlemliyoruz. Türkiye ekonomisinin son yedi yıllık göstergelerini gözden geçirdiğimizde, işsizlikle enflasyon arasındaki bilinen değiş-tokuş ilişkisini bariz bir biçimde izleyememiştik. 2002 yılından bu yana enflasyonda görülen keskin düşüşe rağmen işsizliğin %10’un altına düşmesi de üstüne çıkışı da görülmemişti (%1’in altındaki değişimleri yok sayıyoruz). Bu noktada, hem geriye dönük bir değerlendirme yapmak için bir fırsat doğdu, hem de kriz ortamında enflasyon beklentisinin düşürülmemesi gerektiği bir kez daha ispatlanmış oldu. Enflasyonla İşsizlik Arasındaki Değiş-Tokuş Başladı… yazısına devam et
Ekonomide Yapısal Değişiklikler Kapıda…
Enflasyon hedefi revize edildi. Faiz dışı fazla hedefleri yeniden ele alındı. Büyüme ile ilgili performans kaybı herkesçe rahatlıkla telaffuz ediliyor. Petrol, elektrik, doğalgaz fiyatları üreticiyi ürün fiyatlarını yukarıya çekmeye zorluyor. Olanların en iyi tercümesi: stagflasyon; ekonomik durgunlukla enflasyonun bir arada görüldüğü makroekonomik durum. Ekonomide Yapısal Değişiklikler Kapıda… yazısına devam et
Kriz Ortamında Yatırım Kararlarını Gözden Geçirelim
Bugün krizden en fazla etkilenen firmalar, krizden önce yatırım yapmış olanlar. Bugün de çeşitli sebeplerle esen iyimser ya da kötümser rüzgarların etkisiyle benzer kararlar alınabileceği için, yatırım kararlarını gözden geçirmekten bahsetmek istiyorum. Kriz Ortamında Yatırım Kararlarını Gözden Geçirelim yazısına devam et