Normal şartlar altında yaklaşık 10 ay sonra yapılması gereken genel seçimlere kadar ekonomi nasıl şekillenecek? İşin ekonomi yönetimi boyutuna bakılırsa, emanetçi Başbakan’ın nasıl bir ekiple çalışacağı henüz belli değil. Ahmet Davutoğlu’nun Başbakan olması hâlinde Ali Babacan’la devam etmek isteyeceği şeklinde görüşler yazılıp-çiziliyor. Genel seçime giderken istikrarlı bir ekonomi yönetimi, ülke açısından büyük avantajlar yaratacaktır.
Önümüzde bir yıldan bile az bir süre olduğuna göre kısa vadede şartların nasıl gelişeceğine dair birkaç öngörüde bulunabilmek gerekecektir. Genel Seçime Kadar… yazısına devam et
Türkiye ekonomisi biriken dış ve iç risklerin etkisiyle zor bir viraja girmek üzere. 2008 krizi sonrasında (2010 ve 2011 yıllarının krizi telafi edici performansı hariç) verimliliğin düştüğü bir ekonomik yapı ile yüzleşmiştik. Son iki yıldır ortalamanın altında bir büyüme hızına rıza göstermeye devam ediliyor.
Dolar Kuru’nda geçtiğimiz haftadan bu yana devam eden ki yükselme dikkat çekici. Bir çok faktör aynı anda döviz üzerinde baskı kurmaya başladı. Fakat bugüne dek en çok bahsedilen özel sektörün döviz cinsinden yükümlülüklerinde şimdilik sorun görünmüyor. Son dönemde özel sektör, döviz borçlanmasında frene bastı.
IMF’nin son günlerde gündeme oturan raporu tartışılıyor. Raporda, Dünya ekonomisi ile ilgili bir çok tahmin ve varsayımın dışında, Türkiye özelinde revizyonlar var. Genel olarak gelişen ülkelerin parasal genişleme sonrasındaki iktisadi modeli ve etkileri sıralanmış. Türkiye’ye olan vurgu, “taşma” etkisinin ekonomi üzerinde yaratacağı olası sorunlar. Uzun süredir piyasalar tarafından kollanan ve fiyatlanan bir olguydu. Gelişmiş ekonomilerdeki zincirleme finansal geri çekilmenin, gelişen ülkelere olan negatif etkileri, ‘taşma’ terimi ile ifade edilmiş.