Uğur Dündar tarafından yazılmış tüm yazılar

Fiyat İstikrarı Giderek Bozuluyor mu?

2308Eylül sonu itibariyle 2015 yılı enflasyonu % 8’e dayandı. 2015 yılı başlarken Merkez Bankası Başkanının yaptığı açıklamalarda bu yılın fiyat istikrarı bakımından son derece olumlu bir görünüm sergileyeceği varsayılmıştı. Özellikle kur etkisi tüm kabulleri yerle bir etti. Üreticinin fiyatlama davranışı değişti. Geçici kur hareketleri bir yana fiyat istikrarını asıl tehdit eden çekirdek enflasyonun yükselmesi.

Türkiye ekonomisi bakımından mevsimlik etkiler dışlanarak oluşturulan fiyat endekslerinden ‘I’ endeksi önemli bir fikir veriyor. Tüketici Fiyatları Endeksleri içerisinde gıda, içki, tütün ve altın hariç olarak hesaplanan ‘I’ endeksinin yükselmesi, enflasyonun yakın geleceği bakımından düşündürücü. Fiyat İstikrarı Giderek Bozuluyor mu? yazısına devam et →

24 Ocak Kararları: Karma ekonominin cenaze arabası

Ayda Bir Ayvalık dergisinin ağırlıkla Ayvalık’ın naif yönlerine vurgu yapan bir yayın olduğunu biliyoruz. Ama editör Bülent Şentay’ın yazı çağrısı ile 24 Ocak tarihi aynı günlere  rastlayınca ister istemez  başka  bir gündeme işaret etmek bana daha uygun göründü.

TablolarHemen iki gün önce Sanat Fabrikası’nda düzenlenen imza günü, şiir ve şarkı dinletisi de hafızamda  Uğur Mumcu’nun öldürüldüğü günleri canlandırdı. O dönem Ankara’da Maliye Bakanlığında çalışıyordum. Toplanıp, Maltepe Camii’nde kılınacak cenaze namazı için yolculanan tabutu  izleyen kalabalık  içinde ben de vardım. Ayvalıklıların pek de karşılaşmadıkları karla karışık yağmurlu bir gündü. O soğukta o kadar insanın nasıl olup da bir araya geldiklerine şimdilerde pek de hayret etmiyorum.

gaffar_okkan24 Ocak’lar arasında negatif etki sıralaması yapılsa benim tercihim “24 Ocak Kararları” adı verilen yapısal dönüşüm programından yana olurdu. Türkiye ekonomisinin ergen kapitalist ülkeler arasına katılmasına kapı açan diğer 24 Ocak’lar üzerinde de baskın rol oynadığını herhalde kimse inkar edemez bu kararların. Uğur Mumcu’nun katline, Gaffar Okkan’ın da bir başka 24 Ocak’ta şehit edilmesine giden yollara taş döşeyen yapıbozucu uluslararası ekonomik eklemlenme bugünlere denk düşüyor. 24 Ocak Kararları: Karma ekonominin cenaze arabası yazısına devam et →

Türkiye yavaş mı büyüyor?

Eski zamanlar geri gelmeyecek...Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 2015 bütçesi ile ilgili sunumunda IMF’nin tahminleri kullanılarak büyüme ile ilgili göstergelere yer verilmiş. Dünya ekonomisinin büyümesi 2014 sonu itibariyle %3,3, 2015 sonu için de %3,8 olarak tahmin ediliyor. Dünya ekonomisinin giderek dengeli büyüme trendine girmesi, Türkiye ekonomisi bakımından olumlu. Küresel risk algısındaki artış, ihracat konusunda hassas olunan 2015 yılı için umut verici.

Türkiye’nin aynı ligde olduğu ülkeler itibariyle bir düşük bantta büyüyor olmasına rağmen, gelişmiş ülkelerden daha hızlı bir tempoda büyüdüğü anlaşılıyor. 2014 yılı için %1,8, 2015 yılı içinse %2,3 olan gelişmiş ekonomiler büyüme hızı tahminleri, Türkiye ekonomisinin beklentilerinin gerisinde. Ülke ekonomisinin ayrıştığı nokta da tam burası… Türkiye yavaş mı büyüyor? yazısına devam et →

İşsizlikte %10’un üzerine dikkat!

İşsizlik dizboyuTemmuz ayı işsizlik rakamları açıklandığında yeniden %10’un üzerinde bir direnç noktası oluşacağı anlaşıldı. Düşük büyümenin nimeti cari açığın düşmesiyse külfetlerinden biri de işsizlik. İşsizlik oranındaki artışın istikrarı, hükümetin piyasayı ısıtma yönündeki çabalarını hızlandırabilir. Özellikle faiz konusunda Merkez Bankası üzerinde yeni bir baskı oluşması akla gelen ilk ihtimal…

Türkiye’de işsizliğin toplumsal düzeni riske eder noktaya gelmesi çağdaş ekonomilere göre çok daha yüksek oranlarda mümkün olabilir. Sosyal riske karşı dayanıklılığımız üst düzeyde. Her şeye rağmen özellikle gençlerin işsizlik oranı ve tarım dışı işsizlik, kamu düzeni bakımından takip edilen değerler olmalı.  İşsizlikte %10’un üzerine dikkat! yazısına devam et →

Orta Vadeli Plan ya da Yanlış Hesap Nereden Döner?

ali_babacanHer yıl bütçe hazırlıkları kapsamında açıklanan Orta Vadeli Plan (OVP) güncellendi ve Resmi Gazete’de yayımlandı. 2014 yılı büyüme hızı %3,3’e indirilerek revize edildi. Benzer şekilde enflasyon hedefinde de %9,4’lük bir mertebe tespit edildi. İşsizlik ve cari açığın Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYİH) oranında, sırasıyla %9,6 ile %5,4’lük hedefler açıklandı. Başbakan Yardımcısı ve Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan’ın beyanına göre öncelik, enflasyonla mücadele. 2015, 2016 ve 2017 hedeflerini içeren belgedeki 2015 yılı enflasyon hedefi %6,3, 2016 ve 2017 yıllarındaki fiyat artış beklentisi ise %5 şeklinde.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, savunma ve güvenlik harcamalarında özel bir artış öngörülmediğini ve sıkı maliye politikasının uygulanmaya devam edeceğini belirtiyor. Türkiye’nin çevresindeki ateş çemberi dikkate alındığında, bunun iddialı bir hedef olduğu söylenebilir. Orta Vadeli Plan ya da Yanlış Hesap Nereden Döner? yazısına devam et →

Dış Ticaret Verileri ve KOBİ’ler

china-exportsHaftanın yoğun gündemi arasında üzerinde durulacak birkaç veriden biri dış ticaretin durumu idi. Ağustos ayından itibaren dış ticaret verilerinde farklılaşma görülebilir. 2014 yılının sürükleyici gücü ihracat. İhracat artışının devamlılığı hem büyümeyi hem de cari açığı etkiliyor. Kur, son sekiz ayın zirvesini gördüğünde net ihracat katkısının artmaya devam etmesi bekleniyordu. Fakat, anlaşılan döviz kurunun zorlaması sınırlarına dayandı. Dış satım ürünlerinin imalatında kullanılan ara malı (hammadde) ithalatında geçen yılın aynı dönemine göre azalma görülmesi, ihracatta sınırın zorlandığını bir başka açıdan teyit ediyor. Keza, ihraç ürünlerinin kalitesindeki görünüm de yeni bir vizyon ortaya koyamıyor. Dış Ticaret Verileri ve KOBİ’ler yazısına devam et →

Piyasa, panik psikolojisinden çıkmalı

imf ne yapmak istiyor?Bu satırlar kaleme alınmadan iki saat önce Merkez Bankası’ndan gelen ‘Basın Duyurusu’ mail hesabıma düştü. Merkez Bankası’nın politika faizini değiştirmediğine dair kararı, piyasalarda iki ayrı etkiye yol açtı. TL’den ABD Doları’na doğru olan hareket güçlendi. Diğer bir algı da Merkez’in enflasyon konusundaki duruşunun netleştiği anlaşıldı.

Evet, Merkez Bankası Eylül ayı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 8,25’te sabit bıraktı. Kararın ardından dolar yükselişe geçti ve 7 ayın zirvesini gördü. Her ne kadar Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belli olsa da maliyetler üzerinde ciddi bir etkide bulunan bu türden açıklamalar, sanki sürprizmiş gibi yansıtılabiliyor. Piyasa, panik psikolojisinden çıkmalı yazısına devam et →

İkiz açık problemine dikkat…

Cari açık verileri döviz kurunun katkısıyla iyiye gidiyor. Genel ekonomik denge bakımından elbette olumlu. Dış açığın milli gelirin %6’sından daha alt düzeylere inmesi ve devamında ekonomi küçülmeden açığın bu düzeylerde kalması hedefleniyor. Ekonomi yönetimi binlerce kalem mal ve hizmet ithalinde dış alımı azaltacak çalışmalar yaptı. Henüz kamuoyuna açıklanmayan düzenlemeleri önümüzdeki günlerde Başbakan duyuracak. Sınırlı bir ithal ikamesi denilebilecek bu politika tercihinin artık zorunlu hâle geldiği anlaşılıyor.

Cari açığın yanına kamu açığının da ekleneceği endişeleri su yüzüne çıktı. Yani ekonomide ikiz açık problemi gündeme geldi. Bütçedeki gelişmeler son aylarda vergi hasılatında bir erozyona işaret ediyor. Birkaç ihtimal var elbette; iç talebin gerilemesi veya ithalattaki azalma özellikle İthalden Alınan KDV ile Dahilde Alınan KDV kalemlerinin her ikisini birden etkileyebiliyor. Tüketimdeki gerileme doğal olarak önce dolaylı vergiler üzerinden gözlemlenebiliyor. İkiz açık problemine dikkat… yazısına devam et →

İkinci Çeyrek ya da Enflasyon Kaynaklı Negatif Algı

hesap kitapAçıklanan milli gelir verileri (11 Eylül 2014)  içinde bulunduğumuz ekonomik atmosferin tam bir özeti oldu. Enflasyon yükselirken, büyüme yavaşladı.

İkinci çeyrek için %2,1’lik genel büyüme oranı ilk bakışta yeterli görülebilir. İstikrarlı ekonomik koşullarda %2 ve üzerinde büyümek, birçok gelişmiş ekonominin rüyası. İlk altı aylık dönem için %3,3 olarak hesaplandığında, %4 hedefinin yakalanması elbette kolay değil. Sorun, zaten büyüme oranının yetersizliğinde değil, enflasyon ve cari açık devam ederken, düşmekte olan bir ekonomik aktiviteye sahip olmakla ilgili. İkinci Çeyrek ya da Enflasyon Kaynaklı Negatif Algı yazısına devam et →

62. Hükümetin ekonomideki hedefleri neler olmalı?

tiktakCumhurbaşkanlığı seçimi sonrasına damgasını vuran süreç, AKP’nin 1. Olağanüstü Genel Kurulu oldu. Hükümet’in Davutoğlu tarafından kurulacağı belli olduğuna göre, Ali Babacan ismi üzerindeki mutabakatın da hayata geçeceği varsayılabilir. Hafta başında piyasadan takdir toplayan bu tercihin, Hükümet Programı ile perçinlenmesini bekleyebiliriz.

Hükümet Programları etkinliğini yitirdi mi?

Türkiye ekonomisi görünüşte hiçbir zaman plansız-programsız kalmadı. 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra (1963’den itibaren Devlet Planlama Teşkilatı) tarafından hazırlanan 5’er yıllık planlar devrede… Geriye gidip 1930’lardaki Sanayileşme Planı’ndan da söz edilebilir. 62. Hükümetin ekonomideki hedefleri neler olmalı? yazısına devam et →