Sanayiciye Verilen Teşviklerin Etkisi

Vergi ve sosyal güvenlik alanında işveren lehine adımlar atılıyor. Sanayiciyi yakından ilgilendiren yatırımlarda, özellikle araştırma-geliştirme (AR-GE) alanındaki vergisel teşvikin %40’dan %100’e çıkarılması, imalat sanayindeki AR-GE yatırımı arayışlarını artırdı. Sosyal sigorta mevzuatında işveren payının azaltılması ve genç istihdamın teşviki diğer tamamlayıcı parçalar.

Sanayicinin, ekonominin daraldığı bir ortamda yeni yatırımlara teşvik edilmesi, özellikle enerji ve tarımsal yatırımlara destek verilmesi, yeni açıklanan GAP Projesi’ndeki revizyon, bir bütünün parçaları gibi görünüyor.

Bugün artık geçerlilik kazanmış olan ve gelecekte etkinliğini artıracağı açıkça belli üç sorun alanı için öngörülen çözümlerin kesişim kümesi; yeni ürün, ürün ve süreç geliştirme. Bu faaliyetleri yaparken genç işsizleri özellikle eğitimli işsizleri istihdama kazandırma gerekliliği öne çıkıyor.

Manisa’daki sanayi kuruluşlarının bir çoğu kendi fabrikalarında veya ortak olarak AR-GE projelerini sürdürüyorlar. AR-GE’ye sağlanan hibe, kredi ve vergi teşvikleri, firmaların yenilik harcamalarını kalıcılaştırmalarında rol oynuyor. Artık araştırma birimlerine, aylak aylak dolaşan uçuk fikirli mühendislerin oluşturduğu maliyet unsurları olarak bakılmıyor. Bu arada, her şeye rağmen yeni ürünler veya ürün geliştirme alanında yapısal sorunların mevcut olduğu anlaşılıyor.

Taklitçilikten, uyarlamaya, oradan da icada ulaşan çalışmalara hangi aşamadan başlayacağımıza karar vermek kolay değil. Ama, bugüne kadar yapılan çalışmaların başarılı olanlarının ortak yönleri ya da başarısızlıkların nedenlerini vurgulamak iyi bir başlangıç olabilir.

Büyük icatlar yapacağını iddia edenlere kötü haber: Ülkede ve dünya çapında yeni ürün üreten sanayi kolları genellikle temel bilimler alanında (fizik, kimya, biyoloji vb.) ileri gitmiş ülkelerde bulunuyor. Temel bilimler konusunda, üniversiteler ve diğer araştırma merkezlerinin uzun soluklu çalışmaları, genellikle, en azından başlangıçta kamusal fonlarla finanse ediliyor.

Yeni ürün geliştirme faaliyetlerinin teşvik edildiği sanayilerde, kamusal fonların desteği dışında kültürel olarak yenileşmeye açık bir yapı gerekiyor. Yani “oynama bozarsın” veya “icat çıkarma” kültürü değil. Türk sanayinin bugüne dek kat ettiği uyarlama performansının yeni ürün aşamasına geçebilmesi için, maliyet kontrol prosedüründeki başarısını, eğitim sistemi ve üniversitelerdeki araştırmalara verilen desteklerle zenginleştirmesi birinci hedef olmalı.

Manisa Merkez İlçe sınırlarında faaliyet gösteren bir çok tarım ve sanayi kuruluşunun verilen desteklerle başlayıp-bitirebileceği yatırım sahaları; yeni enerji kaynakları, enerji verimliliği, savunma sanayi, sağlık alanındaki yenilikler çerçevesinde çeşitlendirilebilir. Tarımda mevcut kaynakların verimliliğinden başka, yeni ürün ve ürün geliştirme seçeneklerinin sayısı da azımsanamayacak düzeyde.