Orta Vadeli Plan ya da Yanlış Hesap Nereden Döner?

ali_babacanHer yıl bütçe hazırlıkları kapsamında açıklanan Orta Vadeli Plan (OVP) güncellendi ve Resmi Gazete’de yayımlandı. 2014 yılı büyüme hızı %3,3’e indirilerek revize edildi. Benzer şekilde enflasyon hedefinde de %9,4’lük bir mertebe tespit edildi. İşsizlik ve cari açığın Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYİH) oranında, sırasıyla %9,6 ile %5,4’lük hedefler açıklandı. Başbakan Yardımcısı ve Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan’ın beyanına göre öncelik, enflasyonla mücadele. 2015, 2016 ve 2017 hedeflerini içeren belgedeki 2015 yılı enflasyon hedefi %6,3, 2016 ve 2017 yıllarındaki fiyat artış beklentisi ise %5 şeklinde.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, savunma ve güvenlik harcamalarında özel bir artış öngörülmediğini ve sıkı maliye politikasının uygulanmaya devam edeceğini belirtiyor. Türkiye’nin çevresindeki ateş çemberi dikkate alındığında, bunun iddialı bir hedef olduğu söylenebilir.

2013 yılı sonlarına doğru 2014 yılı için öngörülen ortalama dolar kuru 1,89 TL idi. Revize edilen yeni kur, 2014 için ortalamada 2,17 TL. Güncel koşullardan dolayı daha da hareketlenen kurun 2015 yılı için öngörülen düzeyi ise 2,28 TL. Tahminen önümüzdeki yıl sonuna doğru 2015 tahmini de güncellenecek.

Dolar kurunun belirleyici olduğu alanın başında enerji ithalatı geliyor. Petrol fiyatı düşmeye başladığı için kur artışı ile petroldeki fiyat erozyonu birbirini dengeleyecektir. Fakat kur üzerinden hesaplanan borç geri ödemelerinin hesabı şaşacaktır.

Verimlilik artışı zorunlu hâle geldi

Ekonomi literatüründe süregelen yapısal reformların gerekliliği konusundaki tartışmalar sona erdi. Devletin resmi belgelerine yansıyan şekliyle, Türkiye ekonomisi 2014 yılında faktör verimliliğine dayalı bir büyüme göremedi. Başka bir deyişle, sermaye ve işgücü artışının dışında örneğin teknolojik gelişme veya işgücünün daha nitelikli olmasından kaynaklanan herhangi bir varlık elde edemedi. ‘Toplam Faktör Verimliliğinin büyümeye katkısı negatif’ ifadesi başka bir anlama gelmiyor. Eğitim ve araştırma alanlarında hızla mesafe alınması gerekiyor.

Ekonomik planın temel hedefleri arasında tasarruf hacminin ve özellikle özel kesim tasarruflarının artırılması başlığının ağırlığı oldukça yüksek. Düşmekte olan tasarruf hacmini artırmayı hedefleyen ekonomik programın varsayımları gerçekleşse dahi tasarruf-yatırım farkının yani ihtiyacın artacağı öngörülüyor. Çünkü denklemin diğer tarafında 2016’da iki katına çıkacağı öngörülen yatırımlar bulunuyor.

Bütün bunlar özellikle iddialı kamu yatırımlarının bir süre daha gözden geçirilmesi için net bir işaret olarak yorumlanabilir.

Devlet bütçesinde vergi dışı gelir performansına dikkat

Vergi ve SGK alacaklarının yeniden yapılandırılması yasalaştıktan sonra hızlı bir nakit girişinin gözlemleneceği anlaşılmıştı. Önümüzdeki yıl özelleştirme gelirlerinde de benzer bir sıçrama görüleceği belirtiliyor.

Konut piyasasındaki balonu vergi baskısı ile hafifletirken aynı zamanda devletin de gelir elde etmesini hedefleyen bir Rant Vergisi Nisan ayından bu yana tartışılıyordu. Söz konusu verginin, 2015 yılında yasalaşması ihtimal dâhilinde görünüyor. Hükümet, özelleştirmeler ve yeni vergi havzalarının keşfiyle 2015 yılının kamu finansmanını dengede tutabilecektir.

Sosyal güvenlik kuruluşları ile ilgili yapılan resmi açıklamalara bakılırsa hükümetin sosyal güvenlikten kaynaklanan açıklara müdahale etme iradesi sınırlı. Bu noktada devam eden ve kamu yatırımları için ihtiyaç duyulan kaynaklar, diğer kamu gelirlerinden aktarılmaya devam edecek.