İhracat ve kamu kaynaklı büyüme…

2014’ün ilk üç ayına ilişkin büyüme rakamları açıklandı. Çoğu tahminin üzerinde bir büyüme oranı yakalandığı anlaşılıyor. Son dönemde açıklanan bir çok öncü gösterge %4’lük bir Milli Gelir artışının olabileceğini gösteriyordu. Fakat seçim çalışmalarının sürdüğü, faiz ve kur hareketlerinin yaşandığı bir dönemde öngörüde bulunmanın güçlüğü de malum. %4,3 ile, içinde bulunulan şartlara göre beklentilerin üzerinde bir gelir artışı görüldüğünü kabul etmek gerekiyor.

Türkiye’nin tüm dönemler itibariyle %4,5-%5 arasında bir ortalama yakaladığını biliyoruz. Bazen %10’lara çıkan bazen de eksilere inen rakamların tamamı dikkate alındığında, Türkiye’nin ortalama büyüme hızı %4,8. Gelişmiş ekonomilerle yakınsama arzusunda bulunan bir ekonomi olarak asıl hedef, ortalama hızın üzerine çıkmak olmalı.

Büyümenin bileşiminde sorunlar devam ediyor…

Son yılların klasik büyüme tablolarında görülen hastalık devam ediyor. Özel tüketim %2,9 artarken, kamu tüketimi %8,6 artmış. Tüketimde devletin ekonomideki telafi edici rolünün devam ettiği anlaşılıyor. Tam da seçim öncesini kapsayan bir periyot için normal karşılanabilir. Böyle bir dönemde tüketiciden daha sert bir fren beklenebilirdi. Özellikle kredi kartı ve taksitlendirme ile ilgili önlemler dikkate alınırsa tüketimde negatif bir gelişme bile sürpriz sayılmayacaktı.

Fakat asıl sorun, ekonominin geleceği ile fikir vermesi gereken yatırım harcamalarında. Ekonomi %4,3 büyürken toplam yatırım harcamalarında %0,5’lik bir küçülme görülüyor. Tüketimde olduğu gibi yatırımda da kamu yatırımlarının %4,1 arttığı, buna karşın özel yatırımların %1,3 azaldığı anlaşılıyor. Kalıcı büyüme stratejilerini zaafa uğratan bu gelişmenin irdelenmesi gerekebilir.

Finans ve tarım sektörüne dikkat…

Büyüme rakamları arasında anomalinin ilk sırasında finans kesimi var. İlk çeyrek itibariyle %13,9’luk bir büyüme, finans sektörü için büyük başarı sayılmalı. Kur ve faiz hareketlerinin bu denli belirsiz olduğu bir dönemde bankacılık kesiminin çok iyi pozisyon aldığı anlaşılıyor. Kredi kartları ve tüketici kredilerinde yapılan düzenlemeler öncesinde yakalanan hızlı satış grafiğinin katkısı küçümsenmemeli.

Tarım sektörü için %3,9’luk büyüme, genel oranın gerisinde bir seyirle dikkat çekmeli. Büyümenin motorunu oluşturan imalat sanayinde her dönem yüksek bir performans görülmediğinde tarım sektöründe tutarlı bir gelişmeye ihtiyaç duyulacaktır.

İhracat artışı kurtarıcı rolü üstleniyor

Türkiye ekonomisi gibi ülkelerde ihracat artarken ithalatın düşmesi veya yerinde sayması ancak nadir yakalanan koşulların bir araya gelmesiyle mümkün. 2014’ün ilk üç ayı, döviz kurunun yardımıyla böyle bir konjonktürü mümkün kıldı. İhracat artarak hem büyümeye omuz verdi hem de cari açığı düşürdü. İlk çeyrekte yakalanan %11,4’lük bir ihracat artışına karşın ithalat sadece %0,8 artış kaydetti.

Dışsatımın bu tempoda devam etmesi için Avrupa pazarının rahatlaması şart.  Avrupa için likidite artışının devam edeceği beyan edildiğine göre ihracatın önündeki tek engel, ekonomi dışındaki riskler olabilir.