Hayırseverliğe Farklı Yaklaşımlar

Ramazan dolayısıyla hayırseverlik faaliyetleri hız kazandı. Kentleşmeyle ve çağın değişen koşullarıyla birlikte, bağış, yardım, zekat, fitre gibi farklı isim ve niyetlerle süren bağışçılık geleneği de çeşitleniyor. Bu konuda yapılan araştırmalar, bağışçılığın, gelir seviyesiyle ve doğal olarak geleceğe ilişkin beklentilerle doğru orantılı olduğunu gösteriyor. Bu arada, zaman içinde sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) birlikte yerel yönetim kuruluşlarının da, sosyal riskleri sınırlandırma konusunda daha duyarlı olmaya başladığı anlaşılıyor.

Türkiye’deki hayırseverlik geleneğinin nitelik ve miktarı, dernek, vakıf ve şirketlerin sosyal sorumluluk projeleri ile ilgili yapılan araştırmaların ortaya koyduğu sonuçlar, önümüzde bu yolda kat edilecek hayli uzun bir mesafe olduğunu gösteriyor.

Bağışlar ne şekilde yapılmaktadır?Neden bağışta bulunuluyor?

Kaynak: TÜSEV Sivil Toplum ve Hayırseverlik Araştırmaları

Yukarıdaki veriler ışığında Türkiye’de hayırseverlik faaliyetlerinde “elden ele”, tanınan bilinen kişiler aracılığıyla yapılan yardımlaşmanın tercih edildiği anlaşılıyor. Özellikle firmaların, Kurumsal Sosyal Sorumluluk politikalarını bir yönetim usulü olarak kullanmadıkları görülüyor. Yapılan anketlerde, bağışların kuruluşlar aracılığıyla yapılması konusundaki vatandaş algısının, ancak güven unsurunun varlığıyla arzulanan potansiyele ulaşacağı açığa çıkıyor.

Konunun bir de STK boyutu var. STK’ların yönetim, organizasyon, kurumsal kapasite, mali olanaklar ve mevzuatla ilgili pek çok sorunu mevcut.

Hepsinin ötesinde bağışçılık alanında özellikle vurgulanması gereken konular, yerellik ve koordinasyon. Aynı amaca, aynı vatandaş kitlesine ulaşmak isteyen birçok sivil toplum ve yerel yönetim kuruluşu bir tarafta, yardım yapmak isteyip de uygun mecra arayan kişi ve kurumlar diğer tarafta.

Yerel ölçekte atılması gereken ilk adım, öncelikle yöredeki bağış yapma alışkanlıklarını tespit etmek amacıyla geniş bir yüz yüze anket çalışması yapmak.

İkinci adım, bölgede faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ile firmaların kapasitelerini ölçmek. Son olarak da, yerel bir sosyal sorumluluk strateji belgesini ortaya çıkarmak.

Kamu kesiminin, yerel yönetim kuruluşlarının, sivil toplumun, özel sektörün ve meslek kuruluşlarının, hayırseverlik çalışmalarını koordine edecek bir veri tabanına ihtiyaçları var. En önemlisi, belirli bir bölgede yardım yapacak ile yardım isteyenin buluşabileceği verimli, etkin ve güvenilir bir mecranın oluşturulması gerekiyor.